• Giriş Sayfası
  • Tozlu Sayfalar
  • Hayat ne kadar garip, vapurlar filan...
Mavi Turuncu Yeşil Pembe Purple

2004 yılı Eylül ayı yazıları

Aramakla bulunmaz ama bulanlar hep arayanlardır:

Eyl 29

Sevgilim İhanet

Kelimelerin hastalıkları varsa eğer, “ihanet” mutlaka cüzzamlı olmakla suçlanmıştır. Oysa, soluğumuz kadar yakındır da biz onu bambaşka yerlerde ve kendimizden çok uzakta bilmeyi yeğleriz. İhanet hayatımızın ta kendisidir, dikkatli bakın, göreceksiniz.

İhanet daima iki uçlu. Gerçekleşmesi için bir muhatap gerekli ve bu yanıyla aşka benziyor. Bu yüzden değil mi ki ihaneti yaşayanlar, büyük aşkları yaşayanlar kadar ünlü ve daima çift isimle anılıyor bu öyküler. Habil ile Kabil sözgelimi. Leylâ ile Mecnun. En trajik olanı galiba İsa’nın son akşam yemeği ve İşte insan. Hıristiyan batıda her şey bu çok eski ihanetin etrafında döner ve çarmıhlar artık daima omuzlardadır. Sezar’ı asıl öldüren yediği hançerden daha çok Brütüs’ün, olmaması gerektiğine inandığı bir yerdeki mevcudiyetini görmesidir. Genç Osman için de öyle. Evvelâ sarayının kapısını emanet ettiği bostancılar ardına kadar açarlar bâb-ı hümayunu ihtilâlcilere, ardından o kadar güvenerek sığındığı Yeniçeriler emanete ihanet ederek alıverirler “Osman Çelebi”nin canını. Gerçi Yeniçeriler çok çaba sarf etmişlerdir ama artık kaldırılmış bulunan 28. ortanın adı yoklamalarda her okunuşunda yeri göğü inleterek yok olsun diye bağırmaları bile alınlarındaki bu ihanet lekesini temizlemeye yetmez. Esasen Genç Osman’a ihanet edenler arasında kısacık saltanatında tutulan güneş ve yüzlerce yıldan beri ilk kez donan Boğaz sularının da kendine özgü bir yeri olması gerek. Halk, ölümüne o kadar çok ağlayacağı padişahın, sağlığında uğursuzluğuna inanmıştır.

Eyl 29

Biriktirmemek

…

“Fatih’e varmıştım bir gece yarısı. Saat gece üç civarıydı. Yaşlı ve üzeri kirli bir sokak adamıyla karşılaştım. Önce korktu yanına yaklaşınca. Merak etmemesini söyledim. Cebimde kalan son paranın bir kısmını teklif ettim. “Almam!” dedi. “Neden?” diye sordum. “Param var benim” dedi. “Yarın lazım olur” dedim ve “Onu da yarın düşünürüm” diye cevapladı. Ne kadar ısrar ettiysem de almadı parayı.

Onu da yarın düşünürüz!

Biriktirmemek!

Yarın endişesinin bir ur gibi beynimizi işgal ettiği bir zamanda hiçbir güvencesi olmayan bir sokak adamı yarına dair kaygılarını bugünden düşünmüyordu. Biz yerleri kazan köpekler gibi biriktirirken o yarını bekliyordu rızkı için. Hiçbir güvencesi olmayan dedim de Allah o kadar mı uzak duruyordu bu şehirden? Ya ben Allah’ı nerede kaybettim? Kendimden utanıyorum.

Hepimiz güvenceyi biriktirdiklerimizde ararken o, ölümün ansızın gelişinin biriktirmeyi nasıl gülünç bir duruma soktuğunu anlatıyordu hal lisanıyla. Ölüm bu biriktirdiklerini beklemez diyordu kanaatkar bir edayla.

Biz toprağı eşelemeye devam ediyorduk.”

Tarık Tufan – Kekeme Çocuklar Korosu s.88 – Birey Yayınları

Eyl 29

Bir Nehrin Tükenişi

…

kendin ol
kendin ol
sen buysan başkası ol!

buysan kederden öleceğim
başkası olursan da kimi seveceğim?

Yılmaz Odabaşı

Eyl 16

Şair’in Kuyuya Attığı Taşı Kim Çıkaracak

Mehmet Bekaroğlu’nun 22 – 28 Ağustos 2003 tarihli Gerçek Hayat dergisinde, İsmet Özel’in önce Gerçek Hayat, ardından da Milli Gazete’deki yazılarına son vermesi üzerine yazmış olduğu “Şairin Kuyuya Attığı Taş” başlıklı yazısını, yazının önemine olan inancımdan dolayı buraya ekliyorum.

ustanun işine karişilmaz!

  • RSS twitter
    • aliusta: @Rize kalesi: Fatih, Arif, Volkan... 02 Temmuz 2009
    • aliusta: Garanti ve Bankasya internet şubelerinden doğrulama sms'i gelmiyor sabahtan beri. Allah'ım beni bankalardan kurtar. Amin. 02 Temmuz 2009
    • aliusta: @dagmaran 01 Temmuz 2009
  • taze yorumlar
      • emre: arkadaslar esneyememe gibi probleminiz var mı ? ya ben eskisi gibi esniyemiorum tam böle =)
        • emre: bnm sanırım yine tekrar etti iki gündür nefes darlıgım var ama bugün calıstıgım iş yerinin doktoruna kontrol...
          • Emrah: Geçmiş olsun kardeşim bildiğin gibi zor zahmetli bir hastalık tekrarladımı aman şölemi bölemi diyerek kendini...
            • emre: merhaba arkadaslar ! henüz daha yeni kesfettim bu blog u cidden emegi gecen herkese tskler öncelikle …...
              • aşkı beka: Başınız sağ olsun, Allah rahmet eylesin.. Mekanı cennet olsun
  • Bağlantılar

    onarlı karışık liste halinde

    • hod be hod
    • n.
    • deplasmanda plasebo
    • delphi component
    • işte öyle bir şey
    • istanblog
    • u r a g a n
    • Salt Okunur Forum
    • Enes Reyhan
    • focus on code
  • flickrizm
    uzun ince bir yol      
  • ortamlar
    Subscribe to me on FriendFeed
  • I H H
  • geçmiş zaman
  • Ara






  • Giriş Sayfası
  • Tozlu Sayfalar
  • Hayat ne kadar garip, vapurlar filan...

© Copyright ustanun işine karişilmaz!. Her hakkı saklıdır.
Designed by FTL Wordpress Themes brought to you by Smashing Magazine

En tepeye!