Ucuz Kitaplar…
Ucuz kitaplardan kastedilen şey nedir, merak ediyorum. Kitabın fiyatının ucuzluğu mu yoksa kitabın ucuzluğu mu?
Memlekette kitap okunmama sebebi olarak hep kitapların pahalı oluşlarından dem vuruldu, okumayan bir millet oluşumuzun önündeki tek engelin bu olduğu iddia edildi.
Şimdi ortalık ucuz kitaptan geçilmiyor.
İnternet üzerinden kitap satışı yapan siteleri incelediğimizde, çok satanlar listesinde hep “ucuz” kitapların olduğunu görüyoruz. Yani okur kitlesinin kitapta “kalite ve ihtiyaçtan” öte ilk baktığı özellik, fiyat olmuş durumda.
Merak ediyorum, kitaplar böyle ucuzlayınca, ülkede kitap okuma oranı arttı mı, okunan bu kitaplar (okunuyorsa şayet) insanlara bir şeyler kattı mı, acayip memleketler seviyesine eriştik mi?
Yoksa, kitapların ucuzlaması kitabı ayağa mı düşürdü?
İlk ucuz kitap Ahmet Altan’ın “İçimizde Bir Yer” adlı kitabı oldu. Daha sonra durdur durdurabilirsen. Neredeyse “ucuz kitap” çıkarmayan yayıncı kalmadı gibi. (En son gördüğüm ucuz kitap ise, bu olayın, tüketim çılgınlığında sınır tanımayalım, bir şey satalım da ne olursa olsun dedirttiren cinstendi. Halit Ertuğrul’un “Kendini Arayan Adam” kitabı, yeni ve özel bir baskıyla, 2.90 ytl’ye piyasaya sürüldü. Kitabın reklamını gördüğüm yer ise daha ilginç. Bu günkü Radikal Kitap eki! Tam sayfa hem de!)
İstanbul’dayken sürekli gittiğim bir yayınevine, İstanbul’a en son gidişimde tekrar gittiğimde, bu soruyu sordum: “Siz de ucuz kitap basacak mısınız!”. Neyse ki cevap olumsuzdu, bu furyaya katılmak gibi bir niyetleri olmadığını ifade etmişti. Hala da öyleler (bkz: Şule yayınevi).
Orada görüştüğüm, fikrini sorduğum yetkili şunu da söylemişti: “Madem ki ucuz kitap satılabiliyor, yayıncılar bir araya gelsin ve kitap fiyatlarında belli bir oranda indirime gidilsin, yeni çıkacak kitaplar da ona göre fiyatlandırılsın.” Bunun mümkün olup olmadığını sorduğumda ise aldığım cevap şu olmuştu: “Hiçbir şekilde bir araya gelemeyecen yayıncılar böyle bir şey için bir araya gelebilir mi?” (Burada şunu da belirtmek gerekiyor. Önceden fiyatlandırılan bir kitabın fiyatının, daha sonraki bir zamanada düşürülmesi, hem kitabevlerini, hem de dağıtımcıları sıkıntıya sokan bir durum. Çünkü sizin 10 ytl’ye malettiğiniz bir kitabın satış fiyatı bir müddet sonra 10 ytl olunca, zarar ediyorsunuz. Zarar etmemek için de yeni fiyatı yansıtmıyorsunuz. Kısa bir süre de olsa kitapçılık yaptığım için, kitapçıları, özellikle de Taşradaki kitapçıları ilgilendiren bu kısmı atlamadan edemedim. Buna bir de örnek vermek gerekirse, yakın zaman önce İletişim Yayınevi, Dünya Klasikleri‘nde hatırı sayılır bir indirim yaptı. Benim 40.70 ytl üzeri fiyatı ve %35 indirim ile 26,46 ytl’ye aldığım kitabın (Savaş ve Barış) bugünkü liste fiyatı 29 ytl. Buna %35 indirimi koyun ve zararımı hesaplayın.)
Sonuç itibariyle, memlekette ucuz kitap çok, bu ucuz kitapları alanlar da hayli kalabalık bir kitle, ama netice elde var sıfır (0).
Kitaba hakettiği değeri vermemiz gerekiyor. Bu “kitap ucuzlamasın” anlamına gelmiyor ama, ucuz kitap pahasına da kitabı ayağa düşürmenin kimseye bir faydası yok, dahası buna kimsenin hakkı yok!







