Mine G. Fransa’dan Bildiriyor

Bu kadına hastayım. Yazıları beni bitirmeye yetiyor. En agresif olduğum zamanlarda bir Mine G. yazısı okuyorum, hiçbir şeyim kalmıyor. Bu sabah olduğu gibi. Radikal‘e bir bakayım dedim, bu aralar gündemde yine türban meselesi varmış (benim haberim yoktu). Önce İsmet Berkan‘ı okudum, sonra da Mine G.‘yi.

Mine G. yazısında, “Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin’in, kulaklarımı şenlendiren, içime serin sular serpen, kısacası ‘Oh!’ dedirten, laiklikte türbana geçit yok konuşması, benim gibi düşünenleri ferahlatırken, bazılarını gerdi tabii ki.” derken, bu gerilenler arasına, genel yayın yönetmeni İsmet Berkan’ı da katıyor mudur acaba diye merak etmiyor değilim hani. Yoksa onu germeye gücü yetmez mi?

Fransada yaşayan (yaşamak denirse onun bu faaliyetine tabii!) bu hanımkızımız, Türkiye’deki her şeye Fransız kalan, ama bunu asla kabul edemeyen bir cumhuriyet kızıdır. Haftada üç-beş defa Türban, Başörtüsü, Müslümanlar, İslamiyet üzerine tadından yenmeyen yazılar yazar, her şeyi bunlara bağlar (ki bu konudaki yeteneğini görünce insanın dehşete düşmemesi imkansızdır, alakasız şeyleri öyle bir bağlar ki en aptal insan beyni bile bu manzara karşısında donup kalır!), sonra da, “Fransa’da yaşıyorum ama memleket meseleleri ile ilgileniyorum, siz aptallara çözüm önerileri getiriyorum” edasıyla tatmin olur durur.

Sağolsun, varolsun. O olmasaydı nasıl rahatlayacaktım ben?

aynı tarihte yazılanlar:

3 Yorum Yapılmış »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI

  1. Yorum yapan ali usta — 27 Nisan 2005 #

    Tv ve gazete ie aram yoktu epeydir. Ama bu arada da gündemi kaçırıyormuşuz.

    Zaman‘dan Tamer Korkmaz da “Bumin’in Cevap Vermek Zorunda Olduğu Soru” diyor. Okuduk, tavsiye ettik.

  2. Yorum yapan ali usta — 27 Nisan 2005 #

    Hürriyet‘ten Ertuğrul Özkök‘te “Ya referanduma giderse” diye soruyor, ve ekliyor: “…bunu yaparsa ve halkın yüzde 60-70’i de yasak kalksın derse ne yapacaksınız?

    İşte o zaman bu karar bir daha hiçbir zaman değişmeyecek şekilde milletin son kararı olur.

    Ben başından beri hep, işin bu noktaya gitmemesi gerektiğini savunuyorum…”

  3. Yorum yapan Ansugo — 27 Nisan 2005 #

    Müthiş bir değişim yaşanıyor. Ama bazıları donup kalıyor. Hayatta değişmez denilen Akitçiler bile büyük oranda objektif olarak konuları ele alabiliyor artık.

    Ama bazıları (muhtemelen hiçbir zaman devlet tarafından dışlanmamış, gene muhtemelen bir bürokratın çocuğu) maalesef olduğu yerde donmuş, kalıplanmış ve dogmalara saplanmış görünüyor.

    Din dogmadır lafını duyup daha sonra bu kişilerin düşüncelerinin gelişimine bakınca dogma lafının anlamını kaybettiğini görmek mümkün.

    Son olarak taze taze yazmışız

    Açıkcası Türkiye’de demokrasi var diyenin yalan söylediğini ya da konuya vakıf olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de bariz şekilde görülen bir zümre egemenliği var. Türkiyemizi yöneten kişiler halk değil. Türkiye’yi cumhuriyet savcıları, anayasa mahkemesi başkanları, askeriye, cuntalar vs… yönetiyor.

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds. Valid XHTML and CSS.