Archive for Nisan, 2005

Oğuz diyor ki:

Salı, Nisan 26th, 2005

kanadimi kirdilar ucamadim anne, savasa soktular kosturdum, kalbini acamayan herkezin aklina egriyi dogruyu ben soktum, sonbaharda dokulen yapraktim, ilkbaharda geri dondum ben, aileme dostuma selamlar olsun, gokkusagindaki bir rengim ben

gmail

Salı, Nisan 26th, 2005

Kendimi tebrik ediyorum ki yakında gmail’in de beni tebrik edeceğine inanıyorum. Olaya bakar mısınız: You are currently using 0 MB (0%) of your 2132 MB. Yanim o kadar boş alanın yüzde sıfırını kullanıyormuşum. Helal olsun bana. (Napiim? Açgözlü değilim, görmemiş de değilim ki babalar gibin 160gb harddiskim var, sizin iki cigabaytınıza mı kaldım :P)

Bu arada hala 50 tane cimeyl davetiyem var (eksilmiyor mübarek, sağa sola yolluyorum en çok 48′e kadar azaldığını gördüm ki o da hemen 50 oldu), isteyen olursa uygun fiyata bir şeyler düşünebilirim :) (Bu sıralar niye her şeyi para olarak görüyorum ben?)

Google AdSense

Salı, Nisan 26th, 2005

Ben de ortama ayak uydurayım dedim ve Google Adsense üyesi olmaya karar verdim (Hatta sadece karar vermedim, oldum bile, netekim bkz: sağ taraftaki reklamlar!). Köşeyi google sayesinde dönersem (ki şu an birikmiş 0.07 Amerikan Dalırım var!) hiçbirinizi tanımam ona göre.

:D

Başkasının işini devam ettirmek…

Salı, Nisan 26th, 2005

Başkasının işini devam ettirmek kadar zor bir şey olmasa gerek. Fi tarihlerinde (bundan 100 sene kadar evvel yani, asp’ye merak saldığımız ve azıcık da olsa kod yazdığımız dönem olur bu aynı zamanda) başkasının yazdığı kodlar üzerinde bir şeyleri değiştirmek o kadar zor gelirdi ki, tutup her şeyi baştan yazmak daha kolay gibi görünürdü. (Yeri gelmişken belirteyim, Ansugo efendinin yazdığı kodlara hep hayranımdır, o parantezleri nasıl süsleyerek yapar, nasıl bir düzenlidir, aklım almaz. [Sırf öyle süslü parantezler yapabilmek için, az uğraşmamışımdır, ama öğrendim ki uğraşmakla olmuyormuş, Allah vergisiymiş.] Emek sarfediyor adam. Süslemeye verdiği emeği kod yazmaya vermiş olsaydı zaten, şimdilere köşeyi dönmüş bizi de tanımıyor olurdu :P Ayrıca Sadettin efendi de kod yazarken çok düzenlidir. Hiç unutmam bir defasında {alay S1′de iken} Saadettin efendi benim yazdığım bir kodu inceliyordu da, “bunlar da ne böyle, bu ne biçim parantez, neyin ne olduğu belli değil”, gibi acayip gaz verici cümleler kurmuştu. Zaten o günden sonra tek satır kod yazmadım. Niye acaba?)

Neyse efendim lafı çok uzattım, nereye bağlayacağımımı unutmadan bağlayayım lafı şuraya: Başkasının işini devralmak, o işi devam ettirmek sadece kod yazarken değil her alanda sıkıntı doğuruyor. Hele hele, 2003′ten 2004′e devredenler, 2004′tekiler, 2005′tekiler gibi alengirli bir rapor isteniyorsa sizden, sizden öncekileri saygıyla ve sevgiyle anmanıza da vesile oluyor.

Amcalar kalem oynatmamış, diğer amcalar da benden rapor istiyor!

Eh artık, elde ne varsa, ya da tabir-i diğerle: yersen!

İndirimler…

Pazar, Nisan 24th, 2005

kitapyurdu.com, birçok yayınevinde hatırı sayılır indirimlerle bahar kampayası olayına girmiş. Bu defa kendimi tutacağım ve kitap almayacağım. Sadece kitap alıyorum nedir bu kardeşim, insan bir açar okur ne bileyim merak eder ya hu!

Bu defa kendime hakim olacağım ve aralarında YKY, Doğan Kitap, İthaki, Alfa ve Everest gibi yayınevlerinin bulunduğu kampayaya “alıcı” olarak iştirak etmeyeceğim.

(Çabuk bitirin şu kampanyayı ne olur, kendimi tutamayabilirim!)

Sahiplik ve Aitlik…

Cumartesi, Nisan 23rd, 2005

“Bölümler’e Dücane Cündioğlu diye de bir bölüm aç da tam olsun” diyebilirsiniz ama ne yapayım? Bu kaçıncı bilmiyorum ama bir Dücane Cündioğlu yazısını daha alıntılama ihtiyacı duyuyorum. Buyurun:

Erkek “sahip”, kadın “aid” olmak ister

Sahip olmak bir iktidar, bir mülkiyet tarzıdır. İnsan bir eylemi yapıp yapmadan önce, o eylemi yapıp yapmamayı ister. İstediğini yapıp yapmamak içinse gücü olmak zorundadır. İlkine ‘irade’, ikincisine de ‘kudret’ denir.. Kişinin irade (istek) sahibi olması yeterli değildir; kişi iradesini/isteğini gerçekleştirebilecek kudrete (güce) de ihtiyaç duyar. Bu nedenle şu yargı kesindir: İnsan her isteminde özgürdür, her eyleminde değil.

Bu yargının açılımı şöyle: İnsan her isteminde özgürken, bazı eylemlerinde özgür değildir. Çünkü insanda güç (kudret), istek duymak için değil, isteği gerçekleştirmek için gereklidir. O halde eyleyebilme özgürlüğü, kişinin isteklerinin gücüne değil, eyleyebilme gücüne bağlıdır. Uçmayı istediği için kişi uçamaz; uçabilmesi için bir de gücü olmalı.
(daha fazla…)

“Selam olsun o eşsiz yetime!”

Cumartesi, Nisan 23rd, 2005

Andolsun, senin için akıbet, tebliğe başladığın ilk günlerden daha hayırlıdır; ümmetinin geleceği, geçmişinden; ahiret hayatı dünyadan daha hayırlıdır.

Zamanı gelince Rabbin bağışlayacak, sen de hoşnut olacaksın.

O seni eşsiz bir yetim olarak bulup da bağrına basmadı mı?

Seni yolunu kaybetmiş görüp önünü aydınlatıp doğru yola ulaştırmadı mı? ihtiyaç içinde bulup doyurmadı mı?

Öyleyse sakın yetimlere haksızlık yapma, yardım isteyeni, medet umanı geri çevirme.

Ve dur durak bilmeden Rabbinin vahyini, nimetlerini an.”
(daha fazla…)

Hoşgeldin Efendim…

Çarşamba, Nisan 20th, 2005

Güllerin Efendisi...
Kandiliniz Mübarek Olsun…