“İstanbul’a Hasret”

Büyük Doğu Yayınevi, sonunda bir şeyler yapmak gerekliliğine karak vermiş olduğundan olsa gerek, Necip Fazıl Kısakürek’in “yeni” bir kitabını yayımladı: “İstanbul’a Hasret / Necip Fazıl Kısakürek”. Mehmed Kısakürek’in derlediği kitap hakkında kitapyurdundan bilgi alabilirsiniz.

Büyük Doğu böyle bir şeyi çok daha önceden yapmalıydı. Necip Fazıl‘ın kitaplarının kapaklarını, baskılarını değiştirerek piyasaya sürmek, Çile‘nin yayın hakkını (süreli ya da süresiz bilmiyorum) Yapı Kredi Yayınlarına vermek (ki Yapı Kredi Yayınlar‘ının çıkardığı Çile gibi bir Çile‘yi neden Büyük Doğu çıkarmamıştır hâlâ anlayabilmiş değilim!) gibi şeyler dışında, Necip Fazıl‘ın yayınlanabilir nesi var nesi yoksa yayınlamalıydılar. Bunu çok daha önce yapmalıydılar ya, böyle bir şeye başlanmış olması hem sevindirici hem de şaşırtıcı. Hayırlısı bakalım…

Ben İstanbul’un kara sevdalısıyım.
Sevmek; ne kolay laf bu böyle!
-Filan şeyi seviyorum, falan şeyi sevmiyorum!
Diye, en ucuz, keyfi ve insiyaki hükümlerimizi, çok defa bu lafla ortaya atarız. Halbuki bana sorarsanız, sevgi kadar basit ve girift, alalade ve harikulade, hiç ve her şey, hesabını vermediğimiz ve vermeye mecbur olduğumuz nesne yok bu dünyada.
Ben İstanbul’un kara sevdalısıyım…
Ve sevmek fiilinin, alaladelik içinde harikuladeliğe eş olarak, onu ancak en girift tecellisi içinde canlandırabileceğine inanıyorum.

Komedi

Haydi Kızlar Okula! (www.haydikizlarokula.org)

E haydi.

Böyle bir şey de ancak bizim memleketimizde olabilirdi.

Geremino


-O kızla niye evlenmiyorsun?
-Hangi kızla?
-Ne bileyim hangi kızla? Hiç kız tanımıyor musun şu alemde?
-Tanıyorum anneciğim, tanımaz mıyım?
-Adı ne?
-Hacer
-Hacer’e “Ben altın kalpli bir adamım” dedin mi?
-Dedim anne.
-O ne dedi?
-…
-Yoksa gönlünü bir cadıya mı kaptırdın?
-Hayır, hayır anne, o bir melek. Sadece…

Taliha Teyze ölü gece kelebeklerine benzeyen ellerini ellerimin üzerine konduruyor: “Talhacığım, iki tür cadı vardır: Kötülük etmek için şeytanla işbirliği yapan çirkin kadın; kötülükte şeytandan da ileri güzel ve cazibeli kadın. Bunu sakın unutma.

Afallıyorum fakat Geremino’ya toz kondurmamakta kararlıyım: “Anne, Hacer gerçekten harika bir kız, benimle evlenmek istememesi onu cadı yapmaz.
-Ne yapar peki?
Hacer Ceren’i korumak için ben de hileye başvuruyorum: “Hem, yalnızlıktan korkuyorsanız sakın evlenmeyin” diyen sen değil miydin?
-Ne münasebet, onu diyen Recaizade Mahmut Ekrem. Sen mektebi bitirdiğine emin misin Talhacığım?

Bir erkeğin hayatında, ses etmeyip pes ettiği anlar vardır…

Dublörün Dilemması (s: 216,217), Murat Menteş, İletişim Yayınları, 2005

Bir derdim var

Bir derdim var artık, tutamam içimde…
Gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?
Hiç anlatamadım, hiç anlamadılar..
Herkes neden düşman, herkes neden düşman?
Unuttuk hepsini, ruhun nefesini.
Gelme yanıma sen başkasın ben başka!

Bir derdim var artık tutamam içinde…
Gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?
Hiç anlatamadım, hiç anlamadılar…

Bak bu son perde, oyun yok bundan sonra
Işık yok, hiçbir şey yok, yok,yok,yok!

Bir derdim var artık, tutamam içinde
Bir derdim var… Derdim var…

Mor ve Ötesi

Ha? Haaa!

Olacak ki bişe olsun ama yoksa ne olsun di mi ne anlatayım yani. Hiçbişe yok, şapılmamış, şapılacaktı, şapacaktınız ki ben de anlataydım di mi ama?

Ha?

Ha haaa!

Hep ondanik, bayisiyik!

Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds. Valid XHTML and CSS.