Dunya mucadelesi bitmez
ali usta, 17 Mayıs 2005, 11:15Kazanması gereken adam kazanamıyor,
kazanmaması gereken kazanıyor.
Sinir oluyorum ben de.
Senin her kötü haberini
ilk duyan ben olmak
zorunda mıyım?
Belki de kötü haber değildir ha?
Off be yaaa.
“İmam Hatip’in arka planı”
ali usta, 16 Mayıs 2005, 21:08İmam Hatip Okulları (artık sadece liseleri), Türkiye’de, başından beri, din ve siyaset çerçevesindeki tartışmaların en önemli başlıklarından biri olmuştur. Malum, bu tartışmalar, 28 Şubat sürecinde de fazlasıyla öne çıktı ve hemen ardından, genel başkanı bir İmam Hatipli olan, AKP’nin iktidar olması ile yeniden alevlendi.
Mehmet Ali Gökaçtı, Türkiye’de Din Eğitimi ve İmam Hatipler kitabında öncelikle, bu tartışmaların arkaplanını özetle ama son derece açıklayıcı bir biçimde anlatıyor. Kitabın birinci sayfasından itibaren, İmam Hatip konusuna girmek isteyen bir okuyucuyu hayal kırıklığına uğratacak kadar uzun bir arkaplan özeti yapıyor. Ancak, bunu kitap açısından bir zaaf olarak görmek son derece yanlış olur. Zira, Türkiye’de, İmam Hatip ve benzer konularda en büyük eksiklik arkaplanın ihmal ediliyor olması. Gökaçtı, tam da bu kaygıyla hareket etmiş ve konuyu Osmanlı modernleşmesinden başlayarak, günümüze getirme yolunu seçmiş. Bunu yaparken, öncelikle, modernleşmeci tarih yazımcılığını eleştirel bir gözden geçirmeye tabi tutmuş. Yazar, İmam Hatip tartışmasının, ondokuzuncu yüzyıldan itibaren öne çıkmaya başlayan medrese tartışmalarına kadar geriye götürülmesi gerektiğine işaret ediyor. “Osmanlı Devleti’nin yükseldiği dönemle yıkılmaya yüz tuttuğu dönemde tedrisat açısından ciddi bir fark bulunmamasına rağmen, ne olmuştur da aynı medrese daha önce verimli ve iyi bulunurken daha sonradan verimsiz , yetersiz ve hatta geri olarak kabul edilmiştir. Bu iddianın temelinde hiç şüphe yok ki, biraz önce de değindiğimiz gibi modern tarih yazınının bizzat kendisi bulunmaktadır” (s. 88)
Nuray Mert’in “Radikal Kitap”‘ta yayınlanan yazısının devamını okumak için tıklayın.
Kesin Sonuç: Kazandım!
ali usta, 15 Mayıs 2005, 19:50Başlıktan da anlaşılacağı üzere, mülakattan, pek de umutlu olmamama rağmen başarıyla çıkıp, üçüncü olarak sınavı kazanmış bulunuyorum. Teprik etmek, başarı vesair dilemek için çiçek göndermeyin :P
Bakalım şimdi ne olacak…
Resmi Olmayan Sonuçlara Göre
ali usta, 14 Mayıs 2005, 12:31Efendim, resmi olmayan sonuçlara bgöre, bugün girdiğim zabıt katipliği sınavında 146 kelime yazmış bulunmaktayım (Word’ün sözcük sayam mekanizmasının doğru olduğunu kabul edersek tabii).
Bundan, görebildiğim 5 yanlışımı çıkarında geriye 141 kelime kalıyor ki bu da mülakata girebileceğim anlamına geliyor.
Bekleyip göreceğiz efendim.
Sınav…
ali usta, 13 Mayıs 2005, 11:08Efendim yarın sabah sat 09:00′da “Zabıt Katipliği” sınavının ilk aşaması olan (kazanamadığımız taktirde de ilk ve son aşaması olan!) klavye sınavına gireceğim. Sınavdaki amaç, verilen metinden 3 (yazıyla: üç) dakika içinde 90 (yazıyla: doksan) doğru kelime yazmak.
F(e) klavye kullanların başarılı olma şansının epey bir yüksek olduğu bu sınava, büyük bir medeni cesaret örneği sergileyerek Q klavye ile gireceğim ve kazanırsam, Q klavye kullanan “nadir” ve belki de “nadide” bir “Zabıt Katibi” olacağım.
Aslında heyecanlı filan değilim ama yine de bu şeyin adı “sınav” olunca insan ister istemez bir garip oluyor.
Hani belkim dua neyim edeniniz olur, şimdiden Allah razı olsun diyeyim ben de ;)
(Sınav sonucu aynı gün belli olur büyük ihtimalle, gelişmeleri buradan takip edebilir ya da telefon ve sair araçlarla beni taciz edebilirsiniz :P)
Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds.
Valid XHTML and CSS.