• Giriş Sayfası
  • Tozlu Sayfalar
  • Hayat ne kadar garip, vapurlar filan...
Mavi Turuncu Yeşil Pembe Purple

2005 yılı Ekim ayı yazıları

Aramakla bulunmaz ama bulanlar hep arayanlardır:

Eki 30

Hapishane kitabı arıyorum!

Buradaki röpörtajda bahsi geçen kitabın, bu kitap olup olmadığını ya da röpörtajda bahsi geçen kitabın hangi kitap olduğunu bilen biri arıyorum lâkin bulamıyorum.

Yardımcı olmak isteyen var mı?

Eki 29

“Bu iş bildiğiniz gibi değil”

İsmet Özel’in 2 Haziran 2001 tarihindeki İskele Sancak programında yaptığı söyleşinin tam metni için buradan buyurun. İzleyememiştim, ki o zamanlar tanımazdım İsmet Özel’i, iyi geldi bu metin.

Güzel bir söyleşi olmuş…

— Baştan beri Müslüman olsaydınız bu kadar ilgi duyar mıydınız?

İSMET ÖZEL— Ben baştan beri Müslümandım.

—Komünist döneminizde de mi Müslümancınız?

İSMET ÖZEL— Elbette. Kim Resulullahın ümmeti olmaktan çıkabilir? (gülüşmeler….)

—-Beni Sosyalist olmaya iten nedenler neyse, Müslüman olmaya iten sebepler de aynı….

İSMET ÖZEL—- Ben şöyle ifade ettim onu, ben hangi sebeplerle Sosyalist olduysam, o sebeple de Müslüman oldum. Ben Sosyalizmi benimsediğim sıralarda şiir yazarken Sosyalizm propagandası yapmayı düşünmüyordum, İhtida ettikten sonrada böyle bir dangalaklık yapmadım.

— Ben lise mezunu bir bayanım, programın başından beri konuşmalarınızı pek açık ve yalın bulmadım, mesela başörtüsü konusunda konuşuyorsunuz, tamam işte bunu söylemek istedi derken bir bakıyorum tam tersini söylüyorsunuz. Ben mi sizi anlamakta güçlük çekiyorum, yoksa siz mi çok ağır konuşuyorsunuz?

İSMET ÖZEL— Her ikisi de olamaz mı? (gülüşmeler) Şunu vurgulamakta fayda görüyorum. Benim gerek konuşmalarımda, gerek yazdıklarımda, ne kadar anlaşılıp anlaşılmadığım meselesi önemli bir mesele. Hepimiz şunu aklımızda tutsak iyi olur: Zihni yetenekler bakımından yukarda olan zarar görse bile, ortalama zihniyete taviz vermek bizi bir hiç bir şekilde ıslah etmez. Yani iyilerin harcanması, kötülerin harcanmasından daha kötüdür. Üst düzeyde anlayış yeteneğini harekete geçirmiş olanlar, eğer o konuşmalardan yararlanabiliyorsa, orada amaç hasıl olmuş demektir, halk bunu anlamaz, biz bu işi basitleştirerek söyleyelim, diyeniniz çıkıyorsa, o zaman yüksek değerde şeylerin ifade edilmesinden imtina edilir. Yani biz ancak ortalama kafanın kavrayabileceği şeyler söyleyebiliriz, bizi çok iyi şeyleri arayan insanlar çok ilgilendirmiyor, bunu belki de yasaklamamız lazım, çünkü amaç, daha zayıf kavrayışı olanın daha kuvvetli anlayışa kavuşması olması lazım. Bu manada kuvvetli kavrayışı olanların hiç yararlanamayacağı fakat zayıf kavrayışlı olanların, zayıf kalışlarının pekişmesine sebep olan bir yol izlemek bence hiç bir işe yaramaz. Ya hiç konuşmayacağız, yada konuştuğumuz zaman en üst düzeyde olanın bir mana atfedildiği şeyle uğraşacağız. Gene can sıkıcı şeyler mi söyledim… ben çoğu zaman can sıkıcı şeyler söylerim, onun için de çok ortalıkta konuşmam yani…

—-Bir Yusuf Malsalı’yla birlikte işte İsmet Özelcin şiiri iyice Müslümanlaştı yorumu yapıldı, bu doğru bir tespit mi sizce?

İSMET ÖZEL—-Ben Cinlerin Müslümanlaştığını biliyordum ama, şiirin Müslümanlaştığını ilk sizden duydum, yok böyle bir şey… Birinci şiir kitabımda, içindeki şiirler 62-64 yılarına aitti, “usumu bir seccade gibi kullanıyorum yaşamakta”, üçüncü kitabımda, 1969′da yayınlanmıştı, “derin bir secde gibi rüzgara aşılanmak”, şimdi bu adam o zamanlar İslamlaşmamış da şimdiyi mi beklemiş? onun için bu işleri vazgeçelim, bu iş bildiğiniz gibi değil…(gülüşmeler…)

Eki 28

Ankara yolcuları…

Ankara’dan gelenler var, yoldalar şu an.
Ağabeyim ve yengem, bunlar aileden.
Bir de Sadettin Polat var ki kendisini çok özlemiştik, bekliyoruz :)

Eki 27

Uyku

Üç gecedir, gece 12 olmadan önce uyuyor ve saat 12′yi diğer tarafa geçmeden uyanıyorum. Ya telefon çalıyor ya kapı (gerçi bu gece çalan bir şey olmadı).

Bu uyanma ardından bir kaç sigara, varsa pasta börek tarzı yenecek şeyler geliyor, sonrasında da uzun ve sıkıcı ve saat 3′e bazen 4′e kadar süren uyuyamama maratonu.

Sonra sahur, sonra tekrar yat sonra 7 buçukta uyan, işe git.

Artık uyumak istiyorum, buna bir çare yok mudur?

Uykusuzluktan ve yorgunluktan ölmek üzereyim, yar bana bir çare!

Eki 23

Gidecek yerimiz yok!

Madalyonun öbür yüzü

via: istanblog

Eski Yazılar »

ustanun işine karişilmaz!

  • RSS twitter
    • aliusta: @Rize kalesi: Fatih, Arif, Volkan... 02 Temmuz 2009
    • aliusta: Garanti ve Bankasya internet şubelerinden doğrulama sms'i gelmiyor sabahtan beri. Allah'ım beni bankalardan kurtar. Amin. 02 Temmuz 2009
    • aliusta: @dagmaran 01 Temmuz 2009
  • taze yorumlar
      • emre: arkadaslar esneyememe gibi probleminiz var mı ? ya ben eskisi gibi esniyemiorum tam böle =)
        • emre: bnm sanırım yine tekrar etti iki gündür nefes darlıgım var ama bugün calıstıgım iş yerinin doktoruna kontrol...
          • Emrah: Geçmiş olsun kardeşim bildiğin gibi zor zahmetli bir hastalık tekrarladımı aman şölemi bölemi diyerek kendini...
            • emre: merhaba arkadaslar ! henüz daha yeni kesfettim bu blog u cidden emegi gecen herkese tskler öncelikle …...
              • aşkı beka: Başınız sağ olsun, Allah rahmet eylesin.. Mekanı cennet olsun
  • Bağlantılar

    onarlı karışık liste halinde

    • evde sinema keyfi
    • mihmanhane
    • s e z e r r e
    • erol falan
    • c e m a a t
    • Enes Reyhan
    • focus on code
    • deplasmanda plasebo
    • istanblog
    • Salt Okunur Forum
  • flickrizm
    uzun ince bir yol      
  • ortamlar
    Subscribe to me on FriendFeed
  • I H H
  • geçmiş zaman
  • Ara






  • Giriş Sayfası
  • Tozlu Sayfalar
  • Hayat ne kadar garip, vapurlar filan...

© Copyright ustanun işine karişilmaz!. Her hakkı saklıdır.
Designed by FTL Wordpress Themes brought to you by Smashing Magazine

En tepeye!