“nârına da, nûruna da”

Hakikat bir nefsi incitiyorsa, o nefis için çıkılacak daha çok tepe var demekti. Peçesini kaldırmak için elimi yüzüne uzattığım sevgili, elimi itmeyecek de aksine peçesini açmama izin verecek ve fakat ben onun cemalini görmekten ötürü pişman olacağım, işte bu şık, bizim defterimizde yazılı değildi. Bir kere söz vermiştik kendi kendimize: nârına da, nûruna da razı olacaktık, cemâline değil sadece, hayaline bile kavuşsak, çabalarımız boşa gitmiş sayılmayacaktı.

Dücane Cündioğlu, Elde HİÇ’le kapı kapı dolaşmak… , 6 Mart 2005, Yeni Şafak

“innâ lillahi ve innâ ileyhi raciûn”

Babamın amcasının, tedavi gördüğü hastanede bu akşam vefat ettiğini öğrendik. Cenazesini yarın defnedeceğiz. Allah mekânını cennet eylesin.

Dua…

Hq Jazz

Uzungöl, Asker Selim, Evropa

Selim kardeşi askere yollamadan evvel bir atraksiyon yapalım dedik ve cümbür cemaat (ben, muhsin, hamza, selim, cemil ve muhammet) Uzungöl’e gittik gecenin bir saati. Mangal yaptık, ateşin başında “aha şuradan ayı geliyo”, “lan sesi duydunuz mu”, “kurt iner mi ki buraya” korkuları ile sabah 5′te Rize’de sonuçlanan bir gün yaşadık.

Pazar günü Selim’i yolcu edecektik ama Selim kimse ile vedalaşmadan gitti. “Vedalaşma faslına gerek yok” demiş Muhsin’e telefonda, ki bence de en iyisi. Gelecek zaten hemencecik, ne kaldı ki şunun şurasında teskere almasına!

Hayırlı teskereler kardeşim.

Cumartesi gecesi hayli aradan sonra Tarık Tufan’ı dinledim marmara fm’de. Avrupa’ya bakışımız üzererine çok ilginç bir tesbiti vardı. Milli maç sonrası Avrupa’ya öfke duyanlarla, başörtüsü kararı ile Avrupa’yı yere göğe sığdıramayanlarımız üzerine söylendi.

Ne kadar da haklı: Bir tarafta, “bunlar bizi ezelden beri sevmez, maç ayağına harcayacaklar bizi” diyenler, diğer tarafta “ahan da aihm son noktayı koydu” diyen şakşakçılar.

Beynimiz ne garip işlliyor değil mi.

Çok ciddi bir sorunum var

Bugün ayın 15′i ve devletin her memuru gibi ben de maaşımı aldım çok şükür.

Netice: Yarın AÖF harcını yatırdığımda elimde kalacak olan para 3 (yazıyla üç) YTL! (Aslında o da kalmayacak. Çünkü mezuniyet belgemin ve nüfus cüzdanımın noter tasdikli sureti ile altı adet vesikalık fotoğraf gerekiyor, üç yetelenin bunlar için yetmeyeceği kanaatindeyim!)

Neredeyse bir yıldır sürekli çalışıyorum (yani maaş alıyorum), ancak tek kuruş birikimim yok. Üstelik, hemen her maaş sonrası babamdan para almak durumunda kalıyorum. (Bugün de aldım!)

Benim aldığım maaşın yarısından azı ile aile geçindiren insanlar olduğunu düşünüyorum da, benim gerçekten de gidecek yerim yok.

Kahrolsun kapitalizm diyeyim de yüküm biraz hafiflesin!

Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds. Valid XHTML and CSS.