tarihe geçen sözler
ali usta, 28 Mart 2006, 09:48büyük biri olmayı hayal etmek, sadece hayal etmektir.(1)
o dündü bugün de bugün (2)
1-firkat, tarihe geçen sözler, cilt bir, sahife üçyüz altmış beş.
2-a.g.e., sahife sekiz yüz kırk bir
dün akşam yok yazıldınız ayrıca, bilginize :p
Son İçin Güzelleme
ali usta, 28 Mart 2006, 01:32Son İçin Güzelleme
Nokta salt matematikçiler için başlangıç değil. Romanlar da asıl başlaması gereken yerde bitiyor.
Romanların sonları fırtınadan sonraki sükûta benziyor. Ki onlar aynı zamanda fırtınadan önceki sükûtlar da.
Düşünsenize Aşk-ı Memnu’nun Beşir’ini. Bir yerlerde hâlâ öksürüyor ve Nihal’ler mutlu olsun adına defalarca ölüyordur kuşkusuz. Gevher, o silik harem ağası, ama Sergüzeşt’in en güzeli, Dilberleri özgürlüğe kavuşturmak niyetine mavi beste Nil sularında, sonsuza değin can veriyordur hiç tükenmeden.
Mai ve Siyah’ın Ahmet Cemil’i. Onca yenilginin ardından Yemen’de ne yapardır dersiniz? Ya o dilenci, türküsünü hâlâ söylüyordur değil mi? Bunun için değil mi ki zaten, harikulâde bir duyuşun sahibi Tanpınar, arkasına düşerek ‘Ahmet Cemil’le Mülâkat’ ihtiyacını hisseder. Hisseder ya Tanpınar’ın şaheserinde de aynı ’son’ bizi beklemektedir. Öldüğü, çıldırdığı ya da kurtulduğu pek kestirilemeyen Mümtaz, yaşamındaki tüm ayrıntıları ışığında görünür kılan Nuran deneyiminden sonra, nihayet kendisi olarak yaşamayı becerebilecek midir?
Şımarık ama sevimli ve zavallı başı hayalin buğulu semalarından gerçeğin sert ve katı zeminine defalarca çarpan, kendisini sonsuz bir şefkatle kucaklamaya nedense her zaman hazır olduğum Bihruz bey. Araba Sevdası’nın o son sahnesinde, Direklerarası XIX. asırlarda en son karşılaştığımız Ramazan gecesinden sonra ne yana yürümüştür acaba? Continue reading Son İçin Güzelleme…
Kategori: alıntılar | Yorum YapılmamışBazen…
ali usta, 26 Mart 2006, 17:52
Buranın (ve kendimin) kapısına kilit vurmak geçiyor içimden. Eğer bu bir oyunsa, kuralına göre lütfen! Yok değilse, ben zaten oynamıyorum!
Kategori: benden | Yorum YapılmamışAkçaabat Köfte
ali usta, 25 Mart 2006, 01:29
Arkadaşın biri (şimdi isim verip kendisini rencide etmek istemiyorum, adının başharfi nahnu :p) “55 kg girdiğim Akçaabat köftecisinden 60 kg olarak çıkıyorum ben” diyor, ama laf ağızdan çıktı bidefa. Canı çekmiş, sözümüz sözdür, yazdık buraya da : )
Her ne kadar kendileri Boztepe’ye kadar gelip, “Ziraata da gitsek mi” diye düşünüp gelmeme gafletinde bulunmuş ise de biz hoşgördük, büyüklük bizde kalsın dedik :p
Bir yıl önce filan programladığımız Karadeniz buluşmasını da bu vesileyle canlandırmayı yeniden gündemimize almış olalım.
Kategori: benden | 21 Yorum YapılmışEv erkeği olmak
ali usta, 22 Mart 2006, 20:40
Efendim yalnızlık gerçekten zor zanaat olsa da, tüm gayretlerimizle buna direniyoruz : ) Bulaşığı makine yıkıyor, çamaşırı da makine yıkıyor. Yemeği ablamlar gelip yapıyorlar sağolsunlar, yapmadılarsa evlerinde misafir ediyorlar. Bir tek sabah uyandırmıyorlar ama ilk gün işe geç kalmak dışında bir facia yaşamadım.
Ben, sevdim aslında bu işi : )
(Şöyle ortalığı alevlendirici bir de fikri dipnot düşelim: İnsanoğlunun, ilk insandan beri ısrarla neden evlilik müessesesini ayakta tuttuğunu anlamaya başladım gibi :p)
Kategori: benden | 17 Yorum Yapılmış
Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds.
Valid XHTML and CSS.