Archive for Mart, 2006

aşk kırıntıları

Pazar, Mart 19th, 2006

yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana.
al içine tekrar derinine sakla,kat kasırgana.
yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz.
yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz.

yürürüm ipte,ağım yokken hem de,
kopkoyu içim inan çok çalıştım
bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için .
neyim var ki sanki senden başka
hadi son bir kez
ceplerini yokla aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz.

aşk kırıntılarıyla doymaktansa
aç kalırım tek başıma bu hayatta.
paylaşacak bir şey artık yoksa bir erkekle bir kadın arasında

Aslında sevmem Teoman’ı ama bu şarkısı çok hoşuma gitti. Epey aradan sonra dün tvyi karıştırırken klibine de rastladım, o da güzel omuş.

Dinlenilebilir yani.

(Dinlememesi gerekenler de vardır muhakkak :p)

Biz iki aklı evvel sohbet ettik

Cumartesi, Mart 18th, 2006

Ali: alo
alo
Sent at 18:00 on Cumartesi
Sadettin Polat: amma ben, ben sahiden, ben herneysem işte…
Sadettin: buyrun birine mi bakmıştınız
Ali: bi arkadaş
bakmıştım evet
ama göremiyorum galiba
sizle arkadaş olabilir miyiz
Sadettin: kameram yok ondandır
Ali: benim de arabam yok
dünya ne kadar ilginç değil mi
Sadettin: ferrarin varsa neden olmasın
Ali: vardı sattım
bilge oldum
kitap yazdım sonra
ferrarisini satan bilge
duymuşsundur
Sadettin: o zaman bi kabartma tozu ne kadar kabartır ?
Ali: hava durumuna bağlıdır bence
nem güneş falan etkiler
Sadettin: krema neden bu kadar tatlı kokar ?
Ali: insan ruhunu
halini
doktor ötker ayrı bi mevzu ama
Sadettin: güneş kaç yaşındadır ?
Ali: 0 ve 1lerden oluşan bir sistem bilgisayarlar
Sadettin: sen ferrayi stmışsın ama
bilge olamamışsın
Ali: güneş içindedir insanın
Sadettin: seni kazıklamışlar
Ali: ferrari ah evet
ucuza gitti
bilgeliğim de ucuz oldu o yüzden
sanırım daha satmam gereken çok bilge
aman ferrari var
ama gerçekten de kabartma tozu ve bilgisayarlar
ilginç şeyler
Sadettin: nesi ilginç
kabarma tozu hamurun içine hava üffler :)
o yüzden kabarır
Ali: peki ya güneş?
Sadettin: tıpkı balon şişirmek gibi
Ali: inasana ne üfler güneş?
ruhuna yani
üfler mi bir şey
Sadettin: şeyyy
cevabu vercem ama
soruyu unuttum
Ali: joker hakkı da yok ki
joker ahmet gelecek ama
beklersen yani
ama başka şeyler de var
aşk kırıntısıyla doymaktansa
tek başıma aç kalırım bu hayatta
paylaşacak bir şey artık yoksa
bir erkekle bir kadın arasında
Sadettin: bu aradığı şeyi bulamamış birinin kendini avutmasına benzedi biraz
Ali: biraz mı
ah bayım ne kadar da iyimsersiniz
Sadettin: birbirimizi kandırmayalım

Bloglama açıldı!

Cumartesi, Mart 18th, 2006

Yılan hikâyesine dönmüştü filan ama açıldı nihâyet. Bekleyip göreceğiz.
Nahnu‘dan iktibas ettik, buyrun bloglama.com!

Ömür biter, download bitmez…

Cuma, Mart 17th, 2006

omur_biter_dl_bitmez_b.jpg

O ben değilim

Perşembe, Mart 16th, 2006

Mehmet aradı, geçen hafta mı ondan önceki hafta mı ne, Düş Vakitleri’nde, ya benimle aynı ada ve soyada sahip birinin ya da adımı kullanan birinin mailinin okunduğunu söyledi. “O, Ali mi” diye sormuş Kübra (nişanlısı, yengemiz :p) Mehmet’e o da teyid için aradı.

Efendim, alâkam yoktur, en azından bahse konu programda (Yusuf Armağan ile İsmail Kılıçarslan’ın konuk olduğu ve Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü” filmi üzerine haddinden fazla ve lüzumsuz yere konuşulduğuna inandığım ve büyük kısmını dinlemediğim programda) maili okunan ali sarı ben değilim, o ben değilim.

Kamuoyuna ilânen tebliğ olunur :p

Nisan yüzlü sevgilim

Perşembe, Mart 16th, 2006

Sana söyleyecek bir şeyim kalmadı. Artık hiçbir cümleyi tamamlayacak gücüm yok. Belki utanç, belki yılgınlık bütün kelimelerimi alıp götürüyor. Böyle zamanlarda hayat, saçları kökünden kazınmış müntehir bir travestinin bileklerinden sızan sımsıcak kandır, kimsenin el süremediği. Şimdi ucuz bir otel odasının küçücük tuvaletine sıkışmış bir hayatın eşiğinde duruyorum ve sana söyleyecek hiçbir şeyim kalmadı.

Nisan saldırıyor üzerime sevgilim. Nisan çalıyor bütün sözcüklerimi. Yüzünde parlayan güneş bir anda kaçıp, yaşlar boşalıyor gözlerinden. Ben nisan şaşkınlığında yitiriyorum öykünün geri kalan kısmını.

Nasıl bitiyordu? – İyiler nereye gittiler?

Kadınlar ve çocuklar nasıl kurtulacaklar?

Bir yağmur böylesine nasıl savurabilir bir insanı? Yağmur değil sevgilim, gözlerinden aktığımdan bu yana darmadağın üstüm başım. Saçlarında biriken kelebek kanatlarını talan ettiklerinden bu yana utanç kemiriyor kalbimi. Saçlarını işgal ettiklerinde kaçtığım sokaklarda düşürdüm şahdamarımı.

Şimdi yaşamak, ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen bir genç kızın saklamaya çalıştığı yüzüdür.

Şimdi yaşamak, bebeğini terk eden bir kadının göğüslerinden akan hüzündür.

Nisan yığılıyor üzerime sevgilim.
(daha fazla…)

Bir bilgisayar :-)

Salı, Mart 14th, 2006

Sipariş listesinde bir bilgisayar yazsa da bir bilgisayar ürünü kastediliyor olsa gerek diye düşünüyorum : )

1bilgisayar.jpg

Tanrım, bunu hiç beklemiyordum!*

Salı, Mart 14th, 2006

*Hakan Albayrak’ın, “17 Yaşında Gerçekten Ölen Bir Devrimcinin Şarkısı” adlı şiirinin tamamı!