Ziraat çay (eziyet) bahçesi
Rize’ye bir defa dahi olsa yolu düşen herkesin malumu olacağı üzre, enfes doğa ve Rize manzarası seyrederek çay (güzel çay) içilecek bir tek yer vardır, orası da Ziraat Çay Bahçesi, entel adıyla Botanik Bahçe, resmi adıyla da Çay Araştırmaları Enstitüsü‘dür. Buranın işletmesini yanılmıyorsam eğer ÇayKur genel müdürlüğü yapar. Yani size çay servisi yapan kişiler, “ne kadar çay satarsak o kadar para kazanırız” şiarıyla hareket etmezler. Bunun güzel yanı size çay yerine bulanık su değil, gerçekten içebileceğiniz en güzel çayı getirmeleridir.
Lâkin kötü de bir sonucu vardır: Çay içemeyebilirsiniz! Maalesef, içecek olarak sunulan tek şey çay ise de bunu gerçekten de sunmak isteyip istemedikleri tartışma konusudur. Misâl, dün bir arkadaşımla çıktık Ziraate, abartmıyorum garsonlara bir saat yalvardır iki bardak çay için ama kimse oralı olmadı. Acaba “iki bardak istiyoruz diye mi” diye düşünürken, yan masadaki kalabalık grubun “iki demlikten vazgeçtik biri gelsin bari” demesi üzerine böyle bir ayrımcılığın da olmadığı kanaatine vardık.
Buradan yetkililere seslenmek istiyorum: Rize’de oturup muhabbet edilecek, dinlenilebilecek, çay içilebilecek tek yer burasıdır ve ben dahil hiçbir Rizeli, misafirini oraya götürmez. Kendimizi rezil etmek için daha güzel yollar bulabiliriz biz.
Topu topu kırk-elli kişinin bir anda durabileceği bir yerde hizmet veremiyorsanız, kapatın orayı efendim. Biz semaverimizi alır geliriz.
Yukarıdaki hercâi menekşe de bizden yetkililere armağan olsun.
aynı tarihte yazılanlar:
- Uğurlar Olsun! - 2006
- Jazz Arşivi - 2006
- yeni bloglar - 2006
- Komedi - 2005





hmmm demek öyle..
bizim erguvanî´de bana: “gel bizim memlekete de, sana ziraatte güzel bi cay icereyim” demisti.. bu yazidan sonra gitmeye gerek yok herhalde, cünkü is riskli gözüküyo, yani gideriz de cay verirlermi mechul.. :)
neyse bu senede bizim oralarda takilacaz galiba, söyle bi kordon felan yapariz herhalde.. :)
Evet maalesef durum böyle : )
Ben misafirimi götürmem oraya. En azından çay içmek için. Niye rezil edeyim ki kendimi : )
Hayır işin enteresan tarafı diğer yerlerde durum böyle değildir. Melesa Ortaköy’de oturursunuz, sakin sakin bir çay içeyim denize karşı diye; siz daha bardağı yarılamadan dağdan inme garson gelir “abi çay” der, hayır desen kafana devirecek gibi üstelik!
Keza en çok çay içtiğim (ne tesbit ama :p) Moda’da da durum buna benzer. Çay eksik olmaz mazanızdan. İçirirler illâ.
Ama burası farklı, Rize işte : )
abi öyle bensiz giderseniz olacağı budur, ziraat topil yönetimi diye bi departmana sahip hemen girişte önündeki kocaman ağacın dallarında birsürü kamera var ve gelen gideni gözetliyor, içeriye 3 tane değişik yönlerden çekilmiş resmini veriyorsun ve birilerinin selamını söylüyorsun, ondan sonra sen söylemeden geliyo çaylar yanından her geçişinde çay bırakıyor, :)
Ustam olayın detaylarını anlatma gereği duydum birden.Bu bütün Rizelilere yapılan bir hareket değildir.Hikaye bundan 3 sene öncesine dayanır.
Zamanında muhteşem dörtlü olarak bilinen Bendeniz - Fatih - Oguz ve Arif her gece bu nezih mekana gittik.fakat malumun biz öyle sıradan müşteriler değiliz.Saat 6 da gelip otururuz ,kovulana kadar kalkmayız.adam başı minimum 10 bardak çay içeriz.hatta o senenin sonuna doğru garsonların hepsiyle ahbap olmuştuk.Kaldı ki bazılarıyla akraba çıkmayı bile başarmıştık.Hal böyle olunca artık bizi kovmaya yüzleri tutmadı.bu sefer Çaykur yönetimi bizi kaldırmak için genel kurulu topladı ve ışıkları açıp kapatmak suretiyle kapattıklarını ve bizim artık kalkmamız gerektiğinin bize kızım sana söylüyorum gelinim sen işit mantığı ile bildirme kararını aldılar.Garsonlar senenin sonuna doğru artık o masaya ben bakmam sen bak , yok bende bakmam muhittin baksın şeklinde kavga eder oldular.Işık kapatıp açma numarası ilk bir hafta başarılı olduysada bizi yıldırmadı.sinyali aldıktan sonra dahi bir saat oturduğumuz zamanlar oldu.
birçok garson bize demlik teklifi yaparak sürekli ince bel tazeleme eziyetinden kurtulmayı amaçladı.Fakat bundada başarılı olamadılar.Üstelik arabamızı genelde diğer arabaların önüne parkettiğimizden hoparlörden ilk zamanlar plakamızı okuyarak arabamızı olduğu yerden kaldırmamızı rica eden yönetim sonradan .Fati - Ali arabayı çekin lan der oldu.
Konuyla olan bağlantısına gelince ,biz senelerdir tanışırız ustam.Çaykur yönetimi olsun garsonları olsun mutlaka bizi beraber gezerken görmüşlerdir.Kaldıki bu 3 sene öncesine dayanan çaykur münasebetimiz sırasında sende aramızda çok defa bulundun.Sana verilen tepki aslında garsonlar tarafından eski kara günler hatırlandıkça ,afakanların basmasındandır.Yinemi siz dercesine ağacı yaş iken eğme çabasındalar.
Amaaa burdan ÇAYKUR’ a bir mesajım var.Ye-mez-ler.Yılmadık yılmayacağız.
Rize’ye hasret yaşayan bir Rize’liyim.Her yıl uzak kaldığım memleketime kavuşmak için izni zorla bekler, izindede Araklılı eşimle nerde kalacağımız konusunda kavga eder dururuz.Yarı yarıya paylaşırız günleri.Ziraatin çayı gözümde tüter,kendimi oraya zor atarım.
Bu senede öyle oldu.İşletmesini bilmem,ama madem kötülükleri yazmışız,iyilikleride yazmak lazım.Çok modern,hoş,insanın içini açan bir yer haline gelmiş.Biz devletin sahip olduğu alanlarda revizyon yapmasına pek alışık değiliz.Benim gördüğüm,yapımı bitmesede buna rağmen belediyenin yada kim yaptıysa iyi bir iş çıkardığı.İstanbul’da caddede görmeye alışık olduğumuz tarzda bir çadır sistemi ve son derece dinamik bir yer şekilleri gördük,içimiz açıldı.Mükemmel çayıyla birleşince okadar hoşumuza gittiki en kısa zamanda o labirent gibi yollardan tekrar geçip gideceğiz.Keşke bu çalışma için yaz sezonu beklenmeseydi tabi.
Garson arkadaşlarda bu yazdığım iyi şeyleri okurlarsa bize iyi davranırlar artık:)
bence rizeyi tek etkili kılanda çay bahçesi….kim ne derse desin valla….gidip görmeden o güzel çayı içmedende kimse yorum yapmasın… çayı sevmeyen biri olaraktann..oraya gittiğimde en az 4 bardak içerim.nefis…ve manzarada harika eeee…daha ne olsun yahuuu….2 sene kaldım rizede üniversite okurkennn…haftanın 4 gününü orda geçirirdim…harika biryer…rizeyi sadece bu şekilde hatırlıyomm..valla..
Rizeden aklında kala kala bi bardak çay kalmışsa ,ne mutlu sana. Kutluyorum ve yine bekliyorum.
Subaydin abinin selamı var Ali usta işi bırakmış :D