Archive for Mayıs, 2006

Etliekmek bahsidir

Pazartesi, Mayıs 22nd, 2006

ETLİ EKMEĞİ YARATAN ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN*

Çok özür dilerim Alexandre, 14:30’da buluşalım der Firkat. Halbuki bir hafta öncesinden 14:00 diye sözleşilmişti. Saat 13:56’dır ve böyle bir mesaj alır Alexandre. Ee napsın vakit geçirmek için internet cafeye gider. Bi de bakar ki Firkat onlayndır. (Ali Sarı ve Hepatit Ze de onlayndır ve biraz sonra gelişecek olaylara şahittirler.) Firkat, Alexandre ile karşılaşınca başlar özür dilemeye… 14:00 çayı 15:00’ kaymıştır bile. Alexandre’nin vereceği cezaya razıdır Firkat. Saat 15:00’te buluşulur. Firkat hala özür dilemekle meşguldür. Alaeddin tepesine çıkılır ve oturulur. Özürler havada uçuşmaktadır. Alexandre, garsonun getirdiklerini hiç geri çevirmez. Ne geldiyse içer…

Kuzen karnın aç mı?
Ben nöbetten çıktım daha bişey yemedim.
Bişeyler yiyelim mi?
Ne yiyelim?
Etliekmek ! der Alexandre ve gülerler…

Etliekmeğin fotoğrafını da çeker Alexandre, etliekmek ve ayran Firkat’e aittir. Boş tabağı da çekecektik ama bu kadar eziyet şimdilik size yeter dedik.
Sonra altı gibi evlere dağıldık.

Aslında Ali Sarı ve Hepatit Ze’yi de davet ettik ama arkadaşlar başka zaman teşrif edeceklermiş. Ama merak etmeyin hepinizin yerine çay içtim.

Hamiş: niye yazmıyorsun, neden kapattın blogu diyenlere; bir basın açıklaması yapayım bari. Ha beni ha Ali Usta’yı okumuşsunuz fark etmiyor:) Burayı okuyanlar şunu bilsin isterim: Prometheus nickiyle bildiğiniz zat güzellik uykusuna yattı. Ayrıca artık Prometheus yok. Bloglamak çok güzel. Herkese tavsiye ederim ama bazı şeyler benim beklentim yönünde gerçekleşmedi. Yoo yoo güzel gidiyordu size göre falan. Hani epey de ziyaretçi vardı Patagonya’da. Belki bundan da rahatsız oldum. Google’a kapattım mesela siteyi, gereksiz yere gelip vakit kaybetmesinler diye. Sadece gerçek dostlar yeter dedim. Gerçek dostların ziyaretleri beni ziyadesiyle mutlu edecek. Bu yüzden sitenin adını da değiştirdim. Şimdilik çok kimse bilmiyor. Fazlasıyla kapris yapıyorum evet. Kapris yapmasam bu kadar sevilir miydim:P Sitenin adı soyadı değişti evet, bazı değişiklikleri de yaptıktan sonra değerli blog dostlarımın kapısını çalacak Alexandre The Great. Belki de sessiz sedası bloglar belli olmaz. Konjonküre bağlı filan. Iyyk konjonktür kelimesini de hiç sevmem:) Her neyse; artık Prometheus yok, en Sevgili ile birlikte tavan arasında bir kaç klasörün içinde. Pata-gonya’da yok. Pata-gonya muhtemelen eylül ayı ile birlikte fanzin olacak gibi. Gibi. Gibi. Her şey Plasebocuğuma bağlı. (Plasebo da kim değil mi, oldukça sakin bilirdim ben onu, fırlama imiş, ayrıca şair.)

Mişmiş: Çay+etliekmek. Ben bir kuzenden daha ne isterim. Ve belki de en önemlisi hoş sohbet için ve bilhassa hediye ettiğin kitap için (hediye mi ediyorsun diye sormadım biliyorum çünkü ben hediye olarak kabul ettim, ödünç kitap kabul etmiyorum da:P) çok teşekkür ederim kuzencim.

Mışmış: Bana kalbinde böyle temiz bir sayfayı (Aman Allahım neler söylüyorum ben) kirletmem için ayırdığın için teşekkür ederim Ali Sarı.

Ayrıca; Hepatit Ze ve Ali Sarı’yı da Alaeddin Tepesi’nde Nagehan’ın ısmarlayacağı (!) çaylarda görmek isteriz.

*Bu, meşhur Firkat sözüdür. Söylemiştir. Büyük laf etmiştir. Özellikle etliekmeğin kokusunu hissettikten sonra içimizden hep şükür geçmiştir. Elhamdülillah.

Sincerely, Alexandre The Great

nazar boncuğu

Pazar, Mayıs 21st, 2006

Evlilik blogu gibi bir şey. Yani nedir, ne değildir, adetler, gelenekler ve sair. Güzel olmuş, şahsen beğendim : )

http://nazarboncugu.wordpress.com/

dolmakalem part iki

Pazar, Mayıs 21st, 2006

Açıldığı zaman şuradaki yazı ile duyurup, sevincimi bildirdiğim dolmakalem.org hakkında yazdıklarımı geri alıyorum.

Ziraat çay (eziyet) bahçesi

Cumartesi, Mayıs 20th, 2006
hercâi menekşeRize’ye bir defa dahi olsa yolu düşen herkesin malumu olacağı üzre, enfes doğa ve Rize manzarası seyrederek çay (güzel çay) içilecek bir tek yer vardır, orası da Ziraat Çay Bahçesi, entel adıyla Botanik Bahçe, resmi adıyla da Çay Araştırmaları Enstitüsü‘dür. Buranın işletmesini yanılmıyorsam eğer ÇayKur genel müdürlüğü yapar. Yani size çay servisi yapan kişiler, “ne kadar çay satarsak o kadar para kazanırız” şiarıyla hareket etmezler. Bunun güzel yanı size çay yerine bulanık su değil, gerçekten içebileceğiniz en güzel çayı getirmeleridir.

Ziraat'ten RizeLâkin kötü de bir sonucu vardır: Çay içemeyebilirsiniz! Maalesef, içecek olarak sunulan tek şey çay ise de bunu gerçekten de sunmak isteyip istemedikleri tartışma konusudur. Misâl, dün bir arkadaşımla çıktık Ziraate, abartmıyorum garsonlara bir saat yalvardır iki bardak çay için ama kimse oralı olmadı. Acaba “iki bardak istiyoruz diye mi” diye düşünürken, yan masadaki kalabalık grubun “iki demlikten vazgeçtik biri gelsin bari” demesi üzerine böyle bir ayrımcılığın da olmadığı kanaatine vardık.

Buradan yetkililere seslenmek istiyorum: Rize’de oturup muhabbet edilecek, dinlenilebilecek, çay içilebilecek tek yer burasıdır ve ben dahil hiçbir Rizeli, misafirini oraya götürmez. Kendimizi rezil etmek için daha güzel yollar bulabiliriz biz.

Topu topu kırk-elli kişinin bir anda durabileceği bir yerde hizmet veremiyorsanız, kapatın orayı efendim. Biz semaverimizi alır geliriz.

Yukarıdaki hercâi menekşe de bizden yetkililere armağan olsun.

Uğurlar Olsun!

Cumartesi, Mayıs 20th, 2006

Bir haftalık muhabbetimizin sonu bu günmüş demek ki. Mahallecek ne kadar sevindiğimizi anlatmamız kelimelerle mümkün değil. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum : )

Fotoğraflarla bir eder’in gidişi :p


Jazz Arşivi

Cumartesi, Mayıs 20th, 2006

Görmemişin arşivi olmuş, tutmuş listesini yayınlamış dememize ve arama motorlarından jazz delilerini çekeceğini sanmamıza vesile olan acayip bir liste. Hâlen bir çoğunu dinlememiş olmama rağmen, harddiskimdeki son byteı doldurana kadar arşiv yapmaya devam edeceğim : )

Bu arşivi sağlayan HQShare ve HQJazz sitelerini de analım, başarılarının devamını dileyelim : )

Losless kalite ecm arşivimiz:

[ecm.1001] Mal Waldron Trio [Free At Last]
[ecm.1003] Paul Bley With Gary Peacock
[ecm.1011] Dave Holland, Barre Phillips [Music from two basses]
[ecm.1014] Chick Corea [Piano Improvisations, vol. 1]
[ecm.1017] Keith Jarrett [Facing You]
[ecm.1020] Chick Corea [Piano Improvisations, vol. 2]
[ecm.1033.1034] Keith Jarrett [In The Light]
[ecm.1035.1037] Keith Jarrett [Solo Concerts Bremen & Lausanne]
[ecm.1038] Art Lande, Jan Garbarek [Red Lanta]
[ecm.1045] Terje Rypdal [Whenever I Seem To Be Far Away]
[ecm.1049] Keith Jarrett, Jan Garbarek, Luminessence [Music for string orchestra and saxophone]
[ecm.1064.1065] Keith Jarrett [The Köln Concert]
[ecm.1070] Keith Jarrett [Arbour Zena]
[ecm.1083] Terje Rypdal [After The Rain]
[ecm.1090] Keith Jarrett [Staircasee]
[ecm.1115] Keith Jarrett [My Song]
[ecm.1126] Art Ensemble Of Chicago[Nice Guys]
[ecm.1155] Pat Metheny Group [American Garage]
[ecm.1170] Charlie Haden, Egberto Gismonti [Folk Songs]
[ecm.1174] Keith Jarrett [G.I.Gurdjieff Sacred Hymns]
[ecm.1180.1181] Pat Metheny [80-81]
[ecm.1227] Keith Jarrett [Concerts Bregenz]
[ecm.1248] Charlie Haden, Carla Bley [The Ballad Of The Fallen]
[ecm.1255] Keith Jarrett Trio [Standards vol. 1]
[ecm.1276] Keith Jarrett, Gary Peacock, Jack DeJohnette [Changes]
[ecm.1288] Eberhard Weber [Chorus]
[ecm.1289] Keith Jarrett Trio [Standards vol. 2]
[ecm.1299] Marc Johnson, B.Frisell, J.Scofield, P.Erskine [Bass desires]
[ecm.1302] Keith Jarrett [Spheres] (daha fazla…)

yeni bloglar

Cumartesi, Mayıs 20th, 2006

Tekno Seyir:

Kısaca “Burada yeni nesil internet teknolojileri, siteleri; yazılımlar, teknolojik gelişmeler hakkında haberler, tecrübeler yazılar halinde günlük formatında paylaşılır.”

diye izah edilmiş, güzel de olmuş. Hayırlı olsun diyoruz Tekno Seyir‘e.

Delphi Ülkesi Seyahat Notları:

Ansugo ve Sadettin insanları bir araya gelerek ne yapmışlar?

Düşündük taşındık…
Delphiye gonul vermis insanlarin ayni cati altinda bulusmalarinin faydali olacagini dusunduk ve delphi.zaxaz.com adresine tasindik. Delphi daha dogrusu pascal sevenleri yazar olmaya davet ediyoruz. Yapmanız gereken tek sey yandaki Register linkine tiklamak…

Mihmanhane:

Epeydir tanıştığımız ancak ismini hâlen bilmediğim muhterem bir ablamızın blogu : ) Duyurmakta geç kaldık biraz ama geç olsun güç olmasın : )

bbc’de meşhur olmak

Çarşamba, Mayıs 17th, 2006

Amcanın biri otel lobisinde beklerken, BBC elemanları tarafından programa beklenen adam sanılıp apar topar canlı yayına alınınca, şuradan izlenebilecek görüntü çıkmış ortaya.

Yalnız amcadaki “bacım sen güzel anlatıyorsun da o bahsettiğin adam ben değilim” ifadesiyle başlayıp, “madem sordun, maden canlı yayındayız, madem insanlar bizden bir şey bekliyor cevaplayayım ben de” ifadesine bürünen yüz hali görmeye değer.