Öfkem…
ali usta, 14 Haziran 2006, 22:39Salı günü, çok öfkelendiğim bir olay sonrasında delicesine yazma arzusuna kapılmıştım. Öyle ki eve koşar adımlarla geliyor, yazacaklarımı kafamda tasarlıyordum. Oblomov‘a rahmet okutacak küfürler savuracaktım, küfrüm edebimi aşacaktı(1) belki de.
Olmadı ama. Eve gelip de bilgisayarın karşısına geçtiğim anda kapı çaldı, tamirci geldi. Onlarla ilgilendim, gittiklerindeyse, kendini akıllı sanıp beni aptal yerine koyan, gözümün içine baka baka hiç utanmadan sıkılmadan bana yalan söyleyen o mahlukata karşı yazacak kelimem de öfkem de kalmamıştı. Aslında bu duruma da öfkelenip yazabilirdim ama, o öfkemin geçmesi daha kısa sürdü.
Şimdi bugün olanlar. “Yanlış bir şey söylemiş olsanız dahi arkasında durun be” dedim ama kime diyorsun? Pazartesi gününden beri “nasıl gideriz, neyle gideriz, hangi gün gideriz” hesapları yapıyoruz ama gün içinde rekorlara imza atılacak sayıda fikir değiştiren insanlarla “bir şey” yapma geyreti içinde olduğumu bilmiyordum. Yine öfkelendim, üsteli bu kez öfkem içimde kalmadı, yarı şaka yarı ciddi yüzlerine de söyledim ama anlayan kim?
Sonra şöyle bir şey var. Bir iş için biri size gelmiştir ve ona yardımcı olmak için işini göreceği yere götürmüşsünüzdür onu. Orada işi yapacak olanlar sizin “mesai arkadaşlarınız”dır, işinizi yaparlar, sağolsundurlar, ama son anda benim yanımda olan, oraya benimle gelen arkadaşa “kimliğinizi görebilir miyim?” diye küstahça bir soru sormak, bana karşı atılmış en büyük kazıktır.
Bak, o adam senin yanına yalnız gelmiş olsa bu normal bir davranış biçimi, ama ben getirmişim, sana kazık atmak gibi bir gayem olamaz ki olayda sana kazık atılacak bir durum söz konusu değil, herkes üstüme üstüme gelirken, ben öfekelenmeye, öfkemi kusmaya yer ararken bir de sen neden gelirsin ki üstüme, bu saygısız davranışınla, beni neden küçük düşürürsün insanlar yanında?
Bir şey diyemedim tabii, “saygım adabımı tuttu bu gece”(2) misâli.
Korkum şu, olmadık yerde, olmadık birine gidecek bu öfkem ve öfkem beni yakacak…
Gelmeyin üstüme, asabiyim, öfkeliyim, dertliyim.
(1-2) Küfrüm Edebimi Aştı Bu Gece, Bedirhan Gökçe
Yemek Duası(!)
ali usta, 13 Haziran 2006, 21:45Geçen gece tanımadığım birinden sms olarak geldi:
YEMEK DUASI Allahumme inni uridu el kaz eti vel kuzu eti vel tavsan eti el helva vel baklava kebabellezine vel dolma Allahim ver lena zira aclik cok fena Amin
nahnu etkisi
ali usta, 11 Haziran 2006, 15:34Evet var böyle bir şey. Mesela nahnu.org tarafından linklenirsiniz, ve olanlar olur (biz bunu aştık çoktan tabii ayrı mesele :p). Siteniz hit rekoları kırar, bantgenişliği yetmez olur, reklam gelirlerinizin artması nedeniyle reklamverenler tarafından sevilmeyen biri olursunuz (tamam abarttım :p) falan filan.
Bu bilinen tezahürüdür nahnu etkisinin. Bir de başka bir etkisi var, biz ona simayli diyoruz. Kiminde :/ ile kiminde ;; ile ortaya çıkan bu simaylileri bazı yerlerde istesek de çıkaramıyoruz.
İşte o zaman da “nahnu simaylisi” diyoruz. Oluyor. Diyin, olsun.
Bu arada nahnu etkisi bey, ısrarla Eskişehire gelmemi istiyor. Deli midir nedir. Ben de gel Ankara’ya diyorum ama, bakalım. Çok güzel şeyler olacak hissediyorum. Bekle beni Ankara :p
ağlama düğmesi
ali usta, 10 Haziran 2006, 16:08Kolonun dibindeki amcaya dikkat : )
aglama sensörü
Video sent by aliusta
Dip: Görüntü kaylule kıraathanesi mail grubundan geldi : )
Sis Oldu Şarkılar
ali usta, 07 Haziran 2006, 00:01Lüzûmuna binaen, tarihi yenilenerek, yeniden…
(5 Mayıs 2005′ten)
Bu kağıttan gemiyi bırakıyorum
Bu kağıttan denize
Bakıyorum bakıyorum da bitmiyor
Ne çok çizik atmışız yüreğimizeDünya ne ki dünya ne ki
Beyaz olan her şey biraz mavi
İstesen de istemesen de
Bakarsın bir el tutmuş elini
Bilemez kimse
Allah dilediği gibi serper çiçeklerini
Ve çakar çivilerini dilediği gibi
Bir can olup öylece kaldığımız an
Bir müzik olup sustuğumuz sesinle söyle bana
Bir çocuğun elleri bırakılır mı hiç bırakılır mı
Sana bakıyorum
Çevirme yüzünü ben yabancı değilim
Seninle bakıyorum bu büyük boşluğa
Sana bakıyorum şarkılara bakıyorum
Sis oldu şarkılar elini arıyorum
Kalbim dünyanın ilk aşığının kalbi gibi
Ve ruhum paramparça
Sis oldu şarkılar elini arıyorum
Bilemez kimse beyaz olan her şey
Bazen bir cümleyi bitiremiyorumEn son ölüm gelir
Yine de erken derizDerinlikler için bir yol vardı
Bilmiyorum her şey bitti mi
Bu kağıttan gemiyi bırakıyorum
Bu kağıttan denize
Sevgilim sevgilim
Böyle yalnız mı gidecektin
Cennetteki evimizeMevlana İdris
Uzun bir süre blogda olmayacağım. 19 Haziran ve sonrasındaki yirmi gün Ankara’da olacağım, İstanbul’a da gideceğim. Oralarda ve oralardan görüşmek üzere, şimdilik eyvallah…
Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds.
Valid XHTML and CSS.