“Terörist saldırı” plan mı, balon mu?
ali usta, 29 Ağustos 2006, 10:47
Daha birkaç hafta önce, bir kısmı silahlı bir kısmı kimyasal maddeye karşı maskeli bir İngiliz polis timi doğu Londra’da bir evi bastı ve birini vurduğu iki kardeşi tutukladı. Bu, herşeyden habersiz vatandaşlara karşı öldürücü kimyasal saldırıyı öngören sözde bir “terörist plan”a karşı büyük operasyonun bir parçasıydı. Fakat aynı zamanda bir fiyaskoydu da. Çünkü ortada ne terörist plan, ne öldürücü kimyasal maddde, ne de işlenmiş bir suç vardı. Sadece masum bir adam vurulmuş oldu.
Şimdi de, kamuoyundan, Atlantik’in her iki yakasında kullanılan tabirle bir başka “terörist planı” savuşturan aynı güvenlik güçlerine minnettar olması bekleniyor. Bu kez söz konusu olan “hayal bile edilmesi imkansız büyüklükte bir kitle katliamı”ymış. İkinci Dünya Savaşından bu yana İngiltere’ye yönelen en büyük tehditmişmiş. Stalin’den de betermiş! İngiltrere’nin 11 Eylül’lüymüş.
Havada dokuz (ya da 10 ya da 12) uçağı “kısa süre içinde” ya da “önümüzdeki birkaç gün içinde” ya da “her an” patlatmaya niyetliyken yakalanan 21 (ya da 22 ya da 23) genç adam ile bir (ya da iki) genç kıza ilişkin kanıtların açıklanmasını bekliyoruz hâlâ. İki İngiliz Müslüman genç, içecek şekline sokulmuş sıvı patlayıcıları, nitrogliserini (yok yok, nitrometan ya da triaseton triperoksidi) hazırlamaktaymışmış. Fakat bunlardan biri o kadar kararsız nitelikteymiş ki ya da o kadar kötü bir kokusu varmış ki bir polis köpeği onun bir km öteden bile kokusunu alabileceği için ya da bu sıvıları bir uçakta karıştırmak o kadar zormuş ki, plan, (bir keresinde daha olduğu gibi) büyük ihtimalle başarısız olacakmış.
Söylenenlere bakılırsa, İngiliz polisi bu hain planı “bir yıldır” ya da “aylardır” takibe almışmış ama sözde suçluları yakalamaya ne hikmetse geçen Çarşamba günü karar vermişmiş. Hikmet de, Pakistan’daki bir “bilgi kaynağı”ymış. Peki niye tam da o gün? İyi bir soru. Özellikle de, bize terörist olarak sunulanların hiçbirinin daha uçak biletini bile almadığını göz önünde bulundurursak. Tuhaf… çünkü yılın bu döneminde İngiltere’den Atlantik ötesine giden uçaklara bilet bulmak öyle şıp diye mümkün olmaz. Tabii First Class terörist biletleri için geçerli olmasa gerek bu. Kim bilir, elemanlar belki de VIP salonunda içerek son dakika planlarını karşılaştırıyorlardı?
Sadece Arap gazeteleri değil, fakat Londra ve Vaşington’daki poltikaya kinik gözle bakabilen hiç kimse, bu son baskının zamanlamasının ne kadar ferahlatıcı olduğunu gözden kaçıramaz. İsrail’in Lübnan’daki kanlı fiyaskosu birden bire manşetlerden iniverdi. Ve, El Kuds’ün de dikkat çektiği üzere, savaşa karşı yükselen İngiliz protestoları ve hükümete parlamentoda açılacak resmi bir soruşturma tehdidi birden bire ortadan kalkıverdi.
Christopher Reed, Gerçek Hayat
aynı tarihte yazılanlar:
3 Yorum Yapılmış »
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. TrackBack URI
Yorum yapın
Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds.
Valid XHTML and CSS.
Daha birkaç hafta önce, bir kısmı silahlı bir kısmı kimyasal maddeye karşı maskeli bir İngiliz polis timi doğu Londra’da bir evi bastı ve birini vurduğu iki kardeşi tutukladı. Bu, herşeyden habersiz vatandaşlara karşı öldürücü kimyasal saldırıyı öngören sözde bir “terörist plan”a karşı büyük operasyonun bir parçasıydı. Fakat aynı zamanda bir fiyaskoydu da. Çünkü ortada ne terörist plan, ne öldürücü kimyasal maddde, ne de işlenmiş bir suç vardı. Sadece masum bir adam vurulmuş oldu.
Yorum yapan cenkunal — 30 Ağustos 2006 #
Bütün bu yazılanlar da insanı ister istemez “acaba büyük bir komplo ile karşı karşıya mıyız” gibisinden kimi çevrelerin aşağılayarak baktığı bir bakış açısına sevkediyor.
Bana kalırsa özellikle Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra dünya siyaseti büyük bir komplo üzerine yürütülüyor.
Ve bunun uygulatıcıları da şeytani örgütler,gizli dinsizlik örgütleri.
Yorum yapan deriniz — 30 Ağustos 2006 #
o kadar güzel uyuytuluyoruzki mışıl mışıl; bak Ali Kırca da ninni söylüyor duyuyor musunuz. Eğer farkındaysan nereye kadar diye soruyorum ne yapıyoruz? Ne yapabiliriz? Bunun cevapları hiç yok ne yazık ki, sadece onlar uyusun ninnilerle seben o farkındalığımızla oturalım … üstüne
Yorum yapan silik seksek cizgisi — 30 Ağustos 2006 #
gercekten guzel bir yazi. okumama vesile oldugunuz icin tesekkur ederim.
soz konusu hadiseden(!) sonra insanlarin, ozellikle de asyalilar’in maruz kaldiklari islemleri havaalanlarinda bizzat tecrube etmis biri olarak cileden cikmak uzereyim..
umarim korktuklari, ya da senaryosunu yazip kiymetli vatandaslarina yutturduklari sey baslarina gelir.