Kitaplara dairdir
Geçen haftalarda Dostoyevski’nin “Ezilmiş ve Aşağılanmışlar”ını okudum; okurken ve özellikle okuduktan sonraki tepkim şu olmuştu: Dosto! Sen nasıl birisin?
Nasıl bir yazarsın ki romanda hemen hepsi birbirinden farklı olan karakterleri ancak bu kadar olur dememize vesile olacak bir biçimde karşımıza çıkarabiliyor, onları tam anlamıyla bize tanıtıyor, onların duygularını bize yaşatabiliyorsun?
Nelli’nin, kitabın sonlarındaki “Annem, annem nerede? Annem, benim annem nerede?” sözleri karşısında “neredeyse ağlayacaktım” dediğim S. “ben ağladım” diyince, benden daha hassah insanlar olduğunu da görmedim değil : )
Kitabı okurken görebildiğim yazım yanlışları ile anlatım bozuklukalraının altınız çizdim, çok olduklarını görünce (on yedi adet) yayınevine mail gönderdim, durumu bildirdim, bilinçli okuyucu oldum : ) Ama kitabın son okumasını yapan kişiye de acayip kızdım çünkü gözden kaçacak türden hatalar değildi bunlar. Sonra son okumayı yapan kişinin iki yüz almış kitabın son okumasını yapan kişi olduğunu görünce de hayli şaşırdım.
Hâsılı, Dosto’nun yazdığı her satır okunmalı, sindirilmeli. Dosto okumalarımı devam edecek ancak araya bir de öykü sıkıştırdım ben. Sebahattin Ali‘nin Kürk Mantolu Madonna’sını Suat Beyimiz tavsiye etmişti, hakkı varmış, harika bir roman/öykü.
İlk defa bir Türk romanı (klasik anlamda) okudum bu arada onu da itiraf edeyim ve bu romandan sonra da “Bu adam neden bu dünyada yer işgal ediyor” diye düşündüğüm biri için artık öyle düşün(e)mez oldum. Sebahattin Ali’nin üslubunu da çok beğendim ve hemen Kuyucaklı Yusuf‘u da aldım, sıraya koydum.
Bu kitaptan sonra da Peyami Safa‘nın Yalnızız‘ına başladım, ramazan vesilesiyle hayli ara verdim ama bir sahura doğru programında bitirmeyi düşünüyorum, onunla ilgili de yazarız bir şeyler inşallah.
İki tane de yeni kitap duyuralım, biri alışık olduğumuz üzere Dücane Cündioğlu‘ndan: “Bir Mabed Bekçisi” Cündioğlu, üç kitaptan oluşan bu seriyi şuradaki yazısında daduyurmuştu zaten.
Diğer bir kitap da geçenlerde albümlerini duyurduğumuz Ketil Bjornstad‘dan: “Müzik Uğruna”. Aynı zamanda edebiyatçı olan müzisyenin kitabını imkanım olursa okumak niyetindeyim.
“Sepette neler var?” diye merak edenler, yazının devamına buyursun : )








