Pass Over

1994 Milcho Manchevski yapımı Before The Rain’in [Yağmurdan Önce], Anastasia imzalı sound trackinin yedi numaralı parçası, Pass Over.

(15.47mb) 11,16d

Misafir

İş yerinde işle ve kendimle boğuşmatayken ansızın içeri biri geldi. Sima yabancı değil ama, tereddüt etmedim değil. “Tanıdın mı?” diye sordu, “Enes Reyhan diyeceğim ama” dedim ve o olduğunu anlamış bulundum :)

Babaannesinin vefatı ile (tekrar başsağlığı dileklerimizi iletelim) aniden Rize’ye gelen Enes, sağolsun bana da zaman ayırdı, ziyaretime geldi. Çok fazla muhabbet edemedik, hem Enes’in vaktinin azlığı hem de benim mesai denen zaman dilim içinden olmamdan ötürü ama yine de çok güzeldi. Çok sevindim.

Binaya girişte fotoğraf makinesini içeri almamışlar, hemen müdahale ettim :p İki-üç de fotoğraf çekti Enes, bekliyoruz artık :)

Güzel bir sürpriz yaşattın bana Enes kardeş, tekrar teşekkür ederim, sağolasın :)

(Hayatta güzel sürprizler de oluyor demek ki…)

Beşinci defter…

Üzerine düştüğüm tarih 05.11.2002 / Rize

Bir hafta öncesi Ankara’dan gelmişim, hazırlanmak ve işleri tamamlamak için. Her şey hazırlanmış, İstanbul yolu uzun yol, yolda arkadaşlık etsin bana diye de bir roman almışım. Romanın üzerine düştüğüm tarih o. İstanbul’a varana kadar romanı yarılamış, kalan kısmını da hemen sonrasında bitirmişim ama yetmemiş; bir yaz günü bir gecede romanın tamamını bir daha okumuş, daha sonrasındaysa zaman zaman bazı bölümlerini bir daha okumuşum.

Bir ismin peşinden gitmiştim hep, çünkü ismi çok sevmiştim!

Ki bu isim, iki yüz yirmi ikinci sayfada “yazıcı”nın da dediği gibi bir daha hiç karşımıza çıkmamıştı romanda.

Bundan bir yıl sonrasında, 20.11.2003 / Sultanahmet notu düşülmüş bir kitabın son sayfasında görünür gibi olmuştu. Ama o görünürlüğünü ben asıl bu gün farkettim.

18.11.2006 / Rize (Sayılarla arası iyi olanlara iyi malzeme var burada: Hepsi 11. ay, ne tesadüf değil mi?)

Kitabı elime aldım, içindekilere baktım: “Zeyl: Nihade’nin Beşinci Defteri”

Önceki dört defteri boş tutan, beşinci defterle karşımdaydı işte!

Ne yazdığının, yazdıklarının güzel olup olmadığının, okunmaya değip değmeyeceğinin hiç ama hiç önemi yok. Kitabevinde o kitabıın içindekilerine bakarken yukarıdaki başlığı gördüğüm andaki heyecanım, sırıtmam, yetti bana.

Dört yıl önce ansızın kaybolan ve kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan bir sevgilinin ansızın çıkıp gelmesi gibi bir şey bu!

Teşekkürler Nazan Bekiroğlu…

Ali Tuncay

Sanırım 2004 yılında Ankara’dan ansızın İstanbul’a gelen Saadettin‘in yanında getirdiği cdden izlemiştim şimdi linkini vereceğim videoyu. Dün ağabeyimin maili ile haberdar oldum nette de bir kopyasının olduğundan tekrar izledim.

Süper bir amca kendileri. Videonun yeraldığı sitede “Harika Komedi” dense de, ibretlerle dolu bir sohbet.

İzleyin, hak vereceksiniz : )

Bu taraftan.

kitapblog.com

Enes Reyhan‘ın öncülüğünde birbirinden kıymetli yazarların da desteğiyle faideli bir blog ortaya çıktı: kitapblog.com “Yaşamak İçin Okuyun” sloganıyla yola çıkan blogda kitap tanıtımları, eleştirileri yer alıyor. Ses getireceğine ve faydalı olacağına inandığım bir blog, hayırlı olsun.

Bir de şu tarafta “İçimden Geçenler” adlı bir blog açılmış, link de vermişler bize, teşekkür edip hayırlı olsun diyelim.

Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds. Valid XHTML and CSS.