Kulaktan kulağa
Ben ona A dedim. O da ona, A’nın yanına bir A daha ekleyerek söyledi. İki AA öğrenen bana gelip, öğrendiği bu iki AA’nın yanında başka şeyler olması gerektiğini, AA’nın yeterli olmadığını, buna inanmadığını söyledi ve bütün bunları yaptıktan sonra en başta A olan oldu AAA.
Sonra ilk olarak A dediğim, bunu diğer bir ona anlattı ve A’yı AA kendiliğinden AA yapıp sonrasında da AAA yapana nisbet, AAAA çıktı ortaya ikinci onun düşüncelerinden ve kendisinden habersiz bir şeyler olduğu kanaatine vardı, yanlış düşündü, üzüldü! (En başından beri doğru düşünen yoktu zaten! Dahası düşünülecek bir şey de yoktu!)
Hâsılı kelam, bizim A son tahlilde AAAA şekline büründü. Sanırım bu gariban A, yanına daha çook A alacak gibi.








Kasım 9th, 2006 at 08:00
A çığrından çıkmış, çığ gibi ilerlemekteydi, ne kadar A varsa önüne katarak…
AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
.
.
.
beğendims
herkese de olur mu bilmem, ki sormadım da kimseye; her neyse, düşüne düşüne, düşündüğün şeye yabancılaşır mı insan? Bana çok olur en iyisi düşünmemek
böylesi de güzel…
Kasım 12th, 2006 at 22:02
Ha gayret (o ışığı gördüm) yakında alfa(be)yi sökeceksiniz.
Sabırla bekliyoruz:)
Kasım 16th, 2006 at 20:35
Belki A1-A2-…-An diye değiştirilebilir A’lar..
Zira, yanına her bir A katımında, bizim A olur başka bir A..
Ama bazen A’ların koloni halinde artması ve dahi klonlanması iyidir diyorum ben..Zira ilim bir nokta imiş, onu cahiller çoğaltmış..
Lakin, A’lar hakka girmekteyse, doğru olmayanları ve de dedi-koduları içermekteyse, o zaman klonlanmasınlar..bir A yeter…