Archive for Aralık, 2006

biraz canlılık…

Çarşamba, Aralık 27th, 2006

ne yaptığımı bilmiyorum ama böyle birşey geldi aklıma usta hastanedeyken belki bir süpriz belki bir heyecan belki ‘ne oluyo lan?’ nedeni oluruz. bi şekilde bir olaylar zinciri başlatmış olabilmenin mutluluğuna erişiriz, belki bişeyler yapabilitemi ölçmek amacıyla iste, fazla şekilcilikte iyi değil ;)


A L Ii
Boggle Letter U 14-09-06_1616.jpg T is for Transport A

bu arada, ben kim miyim? ben kimliksizin tekiyim.

Hastane önünde incir ağacı…

Pazartesi, Aralık 25th, 2006

Rize devlet hastanesi göğüs cerrahi polikliniginden merhabalar efendim. Sabah ise giderken ortaya çıkan hastalığım neticesinde bir müddet buradayım. Bugün küçük çapta bir operasyon geçirdim, bi tüp taktılar göğsüme falan, iyi olacağız inşallah. Tehlikeli bir durum söz konusu değil çok şükür ama sizler duanızı eksik etmeyin…

Bir diyalog

Çarşamba, Aralık 13th, 2006

-Çaykur eleman alıyormuş, sen de başvursana!
-Babama diyeyim de Çaykur’u satın alsın!

:)))

Böyle de makara arkadaşlarım var yani :)

Bir de meclis içerisinde, meclis içerisindekilerle muhabbet etmek duruken mesaj yazmak suretiyle cep telefonunun tuşlarını eskitenler var. Kınıyoruz efendim. İki muhabbet için haftada bir bir araya gelebiliyoruz zaten, olmuyor böyle :p

Hayır masanın karşısında oturanların yanına birini daha verdik ve biz masanın diğer karşısında yalnız kaldık, dışlandık. Yapmayın, etmeyin :)

Kitapçı faciası!

Pazartesi, Aralık 11th, 2006

Kırtasiye almak için gidilen yere hazır gidilmişken bir de kitap sorayım düşüncesine yenik düşülür ancak üst kata da çıkmaya üşenilir. Bi kitap sorsam yardımcı olabilir misiniz denilir, tabii, cevabı alınır, kitabın adı söylenir: Bir Mabed İşçisi, Dücane Cündioğlu.

Telefonla üst kat aranır, sorulur: Bir mabed ilişkisi, güdane cündioğlu! Cevap? Yok tabii.

O kitap yazılmadı canım benim, bi de o yazar da doğmadı henüz.

İnternetten alışveriş yapmak işte bu yüzden güzel.

Her kim ki…

Pazartesi, Aralık 11th, 2006

Before the rain filminin soundtrack albümündeki “in a london cab” ve “at the restaurant” parçalarını haddinden fazla kere peşpeşe dinler, durumu iyi değildir… (başkalarının tecrübelrini yaşayarak tasdik etmek aptallıktır)

Paşa Baba

Cumartesi, Aralık 9th, 2006

Farklı bir parça ile huzurlarınızdayız. Bu güne kadar dinlettiklerimizin çok çok dışında, farklı, garip bir parça bu Paşa Baba. Ayhan Sicimoğlu’nun Friends & Family albümünün bir numaralı parçası. Sacid bey sayesinde tanıştık kendileriyle ( :p ), sözlerini de yazacak yorum olarak :)

[audio:http://www.alisari.net/mepeuc/01 - Pasa Baba.mp3|autostart=no|loop=yes]

Lütfen!

Perşembe, Aralık 7th, 2006

Bir şeyleri de bilme! Yani ne olur ki, ne kaybedersin? Dâhi olabilirsin, seçilmiş insan olabilirsin ama biz seni kaldıramıyoruz, çok ağır geliyorsun.

Lütfen, yalvarıyorum: Bi’şeyi de bilme be!

Güz

Pazartesi, Aralık 4th, 2006

photo by MemotionsDüşer yapraklar, düşer sanki uzaklardan,
gökyüzünde uzak bahçeler mi bozulmuş ne;
düşerler gönülsüz doğanlar gibi.

Düşer geceleyin ağır yeryüzü de
yalnızlığa, bütün yıldızlardan.

Biz hepimiz düşeriz. Düşer bu el, bak.
Gör başka şeyleri de: bu, hepsinde.

Ama var biri, bu düşmeyi ellerinde
tutar, sonsuz yumuşak.

Rainer Maria RILKE
Tercüme: A. Turan OFLAZOĞLU