Kitapçı faciası!
Kırtasiye almak için gidilen yere hazır gidilmişken bir de kitap sorayım düşüncesine yenik düşülür ancak üst kata da çıkmaya üşenilir. Bi kitap sorsam yardımcı olabilir misiniz denilir, tabii, cevabı alınır, kitabın adı söylenir: Bir Mabed İşçisi, Dücane Cündioğlu.
Telefonla üst kat aranır, sorulur: Bir mabed ilişkisi, güdane cündioğlu! Cevap? Yok tabii.
O kitap yazılmadı canım benim, bi de o yazar da doğmadı henüz.
İnternetten alışveriş yapmak işte bu yüzden güzel.








Aralık 15th, 2006 at 22:58
üzgünüm maver. benim aynı saatte başka bir yerde derviş zaim ile tanışmak için yavşayacağım bir sohbet ortamı var. onu ekersem kırılabilir :)
ama derviş abiyide alıp bisav’a gelirsek, ibni sina’da canlı izlemiş olur. yani tabi derviş abinin kamerası yanındaysa…
kısmet, diyorum bi yerde illa karşılaşacaz :)
Aralık 16th, 2006 at 15:59
ne güzel diyaloglar geçmiş burda, gençlik yıllarımda uğradığım yerler, gördüğüm insanlar yadedilmiş. beyaz saraydan geçilmiş. hey gidinin enderun’u. hehe.
sakallı ile kitap satmıyor bence, başka birşey var orda :)
cündioğlunun reçel konusu geçmiş. miş de miş. harika, keyifle okudum hepsini.
fazla birşey eklemiyorum, meydana gençlere bıraktık biz artık :p
Aralık 18th, 2006 at 09:21
Ablacım kenara çekilmeyin lütfen, yolumuzu kaybetmek istemiyoruz :)
Aralık 18th, 2006 at 21:37
ali usta, sen totemlere doğru gidiyorsun. gittiğin yol yol değil diyor şef :p