Bir diyalog
-Çaykur eleman alıyormuş, sen de başvursana!
-Babama diyeyim de Çaykur’u satın alsın!
:)))
Böyle de makara arkadaşlarım var yani :)
Bir de meclis içerisinde, meclis içerisindekilerle muhabbet etmek duruken mesaj yazmak suretiyle cep telefonunun tuşlarını eskitenler var. Kınıyoruz efendim. İki muhabbet için haftada bir bir araya gelebiliyoruz zaten, olmuyor böyle :p
Hayır masanın karşısında oturanların yanına birini daha verdik ve biz masanın diğer karşısında yalnız kaldık, dışlandık. Yapmayın, etmeyin :)








Aralık 21st, 2006 at 23:03
40 yorum yazıyordu, tıklamadan “vay be” dedim. Tıkladım “yuh be” dedim.. (:
Aralık 23rd, 2006 at 13:38
şimdi bu iyi bişey mi dedi kötü bişey mi dedi?:))
Aralık 23rd, 2006 at 16:21
Temel İstanbul’a gelmiştir. Akşam arkadaşına düşünceli bir şekilde sorar, “Ula Dursun, ‘sempatik’ ne demek?” Dursun anlatır ama Temel’ in kafası karışıktır, almaz. “İyi mi, kötü mü anlamı?” diye sorar Dursun’a.. Dursun da “İyi!” diye yanıtlar. “Niçin sordun Temel?” “Bugün yolda giderken biri bana ‘sempatik’ dedi de..” “Ee, ne yaptın?” “Her ihtimale karşı vurdum onu.”
Aralık 23rd, 2006 at 19:34
(: “40 yorum yazıyordu, tıklamadan “vay be” dedim. Tıkladım “yuh be” dedim..” atfen.. Bir yazıya kırk yorum yazılması güzel bir şey, yalnız bu kırk yorumu yazanın üç kişi olabileceğini tahmin edemedim, tıkladım ve “yuh be” dedim, çünkü öyle beklemiyordum, falan filan.. Neyse, her ihtimale karşı vurun beni.. :P