Archive for Mayıs, 2007

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır”

Perşembe, Mayıs 31st, 2007

“ORTADA BİR hak iddiasının ve haksızlık tartışmasının olduğu durumlarda birçok kişinin takınmayı tercih ettiği bir tavır vardır: bigâne kalmak, taraf olmamak.

Bu tavrın sahipleri, ya “Bırakalım kendi aralarında çözsünler, biz kendi işimize bakalım” düşüncesi içinde bu tavrı takınırlar, yahut “Bu bakımdan o haklı, o bakımdan bu haklı” kabilinden renksiz ve totolojik bir yaklaşım içerisinde… Bu tavırda, haklı olduğunu düşündüğü taraftan yana bir tavır koymanın getireceği kayıplarla ilgili hesap ve endişelerin de etkisi sözkonusudur.”

http://www.karakalem.net/?article=1371

Allah kimseyi yalnız bırakmasın. Amin.

Nihat Genç

Çarşamba, Mayıs 30th, 2007

5 Haziran Salı Saat 20:00′de İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde. Unutmayayım diye yazıyorum :)

Klavye…

Pazartesi, Mayıs 28th, 2007

Benim kablosuz bir klavyem var ve kendisi biraz hasta. Bazen yazıyor, bazen yazmıyor. Ne olduğunu anlamadım ama böyle. Yazmadığı zamanlarda eskiden kalma bir f klavyem var, onunla idare ediyorum.

Bu akşam, f klavye ile yazmak zorunda kaldığım bir anda, yani kablosuz klavyemin yazmamaya başladığı bir anda, öncesinde çay demlemiştim ya hani, ki ben çayı fincanla içerim. Sen fincan gel, şu ortamda çok değerli olan klavyenin üstüne devril. Ben de yandım ama o mühim değil, klavye de gitti.

Kalktım, klavyeyi bir güzel temizledim, olmadı. İçini açtım, kuruladım. O ince plastik şeylerden ikisi kayboldu ve bulamadım. Üç tane vida arttırdım klavyeden. Sonra taktım bilgisayara, yine çalışmadı.

Hey yarebbim diye söylenecekken kablosuz klavyeye dokundum, çalışıyor. Halen çalışıyor. Bak hala çalışıyor…

Sigara…

Cumartesi, Mayıs 26th, 2007

Dayanamadım, ve yaktım bir tane. Aylar sonra ilk defa sigara içmenin verdiği heyecanla elim ayağım birbirine dolandı, dumanı ciğerlerime doldurdum… Başım döndü bir müddet ama alışmam zor olmadı.

İlkini yaktım ya ikincisi, üçüncüsünü yakmam hiç de zor olmadı. Ne olsa yedi yıllık bir tecrübem vardı ve beş aylık bir ara vermiştim. Unutacak değildim ya…

Dördüncü, beşinci… Sanırım beşinciyi yaktıktan sonra biraz düşündüm, “oldu mu şimdi” dedim, kendi kendime. “Bak beş aydır bırakmışsın, içtiğin bu sigaralar yüzünden hastalığının nüksetme ihtimali var, duman kokmak var”…

Üzüldüm, gerçekten çok üzüldüm. Büyük bir hata yaptıktan sonra duyulan bir üzüntü gibi. “Tamam, dedim içmiş olabilirim ama artık içmeyeceğim, hataydı”, dedim. Sonra yine kendime “bir defa içtikten sonra mı içmeyeceksin, güldürme” dedim. Üzüldüm…

Sonra uyandım, uykumdan uyandım… Ne kadar sevindim bir bilsen!

:)

olur mu olur valla :)

Pazartesi, Mayıs 14th, 2007

Bunu dinletmezsem çatlardım, o kadar aradım yani :)

Polis‘ten…

[audio:http://www.alisari.net/mepeuc/polizei.mp3|autostart=no|loop=yes]

Yalnız sen tut film afişine sloganı yanlış yaz, olur mu, olmaz. Olmamalı :)

geç doğumgünü

Pazartesi, Mayıs 14th, 2007

Bu blogda doğumgünü ikinci defa tebrik edilen kişi olarak blogumun kısacık tarihine geçen n. hanımkızımızın doğumgünüsünü gecikmeli olarak da olsa tebrik ediyor (ki bu sene ikinci defe gecikmeli olarak doğumgünü kutluyoruz, merak edenler için bkz), nice nice (nays nays) doğumgünlerinde sağlık, mutluluk, huzur, afiyet, sıhhat (etc) temenni ediyoruz.

Bu doğumgünüsünde kendisine konserve hediye edemediysek de geçen seneki hala güzel duruyor, giyilir bir sene daha : )

bir yıl on ay altı gündür

Perşembe, Mayıs 3rd, 2007

bir gerizekâlı, embesil, pislik bir insana* tahammül sınırım.

* insan: tamamen lafın gelişi!