Archive for Kasım, 2007

“Ama bir şarkıda geçer adımız”

Cuma, Kasım 9th, 2007

İtiraf ediyorum, bu blog açık olduğu günden beridir şu sağdaki linkler arasında yer alır kıymetli Hüseyin Cahid Doğan’ın hazırladığı web sitelerinin linkleri; ancak ben hiç gidip de okumam ne yazdığını. RSS’ten takip etmeye başladığımdan bu yana okur oldum. Aşağıda alıntıladığım ve Cahid Zarifoğlu hakkındaki harikulade biyografi yazısından sonra da sürekli takip ettiğim bir adres oldu Doğan’ın kaotik sükûnu.

Cahid Zarifoğlu benim için hep bir bilmece. Bir türlü anlamayı beceremediğim şiirlerin şairi; nasıl yazıldığı konusunda bir fikir sahibi olamadığım güncenin yazarı. Hüseyin Cahid Doğan’ın hazırladığı biyografiden sonra daha bir bilmece oldu Zarifoğlu benim için.

Eline, kalemine sağlık Hüseyin Cahid Doğan.

İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyordu. Sancılı, başarısız, kaotik bir öğrencilik dönemi idi onunki. Şiire sarılıyordu O da. Bir gün şiirlerini dosya hâline getirdi ve onları basacak bir yayınevi aramaya koyuldu. Ancak kapısını çaldığı yayınevlerinin hiçbirinden istediği cevabı alamadı. O da öğrenci bursu karşılığında bir matbaa sahibi ile anlaşıp bastırdı kitaplarını. Çok zor şartlarda okumaktaydı. Buna rağmen her ay aldığı bursu, bastırdığı kitabının ederi olarak matbaa sahibine ödüyordu. Birçok gece aç yattı, kimi zaman vapur parasını bile bulamayıp sokaklarda bozukluk aradı. Bastırdığı kitabı da en az onun kadar şanssızdı. Kitabının satılmasını sağlamak için bu kez kitapçıların yolunu tuttu. Fakat sadece bir yayıncı, kitabın gerçek pahasının yarısına yüz kitabını ondan satın aldı. Hem tek geçim kaynağından olmuş hem de yüzlerce kitapla kala kalmıştı. Kitapları koyacak yeri de yoktu genç adamın. Bir arkadaşına rica etti, kitapların barınacağı yer olarak bir ofisi buldu arkadaşı da. Ancak kitaplar, bütün kış boyunca ofis çalışanlarınca ısınmak amacıyla yakıldı. Kesin bir fiyaskoydu bu. Yıllar sonra Sarıkamış’ta askerliğini yaparken, kitabı bastırmak için harcadığı burs faiziyle beraber kapısını çalacak, arkadaşlarına kitaplarının telif ücretiyle borcunu kapatmalarını rica edecek ve O’na danışılmadan kitapları basılacaktı. Türk şiirine son yüzyılda armağan edilen en yetkin şiir kitabı, İşaret Çocukları işte böyle doğmuştu.

Yazının devamı için kaotiksukun.com

sekiz sıfır hatırası

Cuma, Kasım 9th, 2007

Uzun zamandır futbolla, milli takım düzeyinde olsa dahi ilişkim yok. Ancak şampiyonlar liginde bir maçta sekiz gol yiyen bir takımımızın olması benim bile zoruma gidiyor. Beşiktaşlıların (kimdi onlar, el kaldırsınlar bakiim!) hali nicedir, Allah kerim : )

Şurada İngilizler sekiz sıfırın hatırası olarak forma filan yapmışlar, ne diyelim, güle güle giysinler :)

via: hafif

Çay

Çarşamba, Kasım 7th, 2007

Dünden beri işyerinde çay içmiyorum. Daha doğru bir ifade ile kafeterya ile olan tüm münasebetimi kestim, bu yüzden çay içmeyişim. Çalışırken en az on bardak çay içen biri olarak hiç çay içememek çok zor bir durum, anlatabilemem.

Sigarayı bıraktığımda bile bu kadar zorlanmamıştım diyebilirim. Akşam eve gidince hemen çay demleyip içmek istiyorum.

U3′ü geri istemek

Salı, Kasım 6th, 2007

Flash belleğinize programlar kurup kullanmanızı sağlayan U3 uygulaması bir müdde sonra canınızı sıkıp, U3 remover ile bunu kaldırdıysanız ve sonra aslında taşınabilir uygulamalara ihtiyacınız olduğunu anlayıp U3′ümü geri istiyorum diyorsanız sandisk.com adresinde bu işi yapan bir program var.

Denemeden önce flash belleğinizi yedeklemeyi unutmayın!

“Facebook Çılgınligi”

Salı, Kasım 6th, 2007

Harvard’da okuyan 1 Zenginaile Çocuğu ‘bulmuş’ Facebook’u. Önce Harvardlılar tanışsın/kaynaşsın diye başlamış. Şimdi işte bu aklıevvel vizyonerin 15 milyar dolar değerinde şirketi (Facebook) olmuş.
Ben tabii “Ulan insan Harvardlılarda biraz akıl olur sanıyor,” olmadım değil.
Hadi şöyle söyleyeyim: Bu çocuk bana gelseydi (gelmezdi ya Böyle 1 Çocuk bana) “Ben şöyle bi albümdenkavuşanlar sitesi yapıcam/edicem,” deseydi. Ben de “Get lan, kim ister HAYATTA böyle bir kaynaşmayı/karşılaşmayı??” derdim.

Perihan Mağden’in bu günkü Radikal’de yayımlanan yazısından bir yazısı ki çok beğendim, alıntılayım dedim. Benzer şeyleri konuşmuşluğumuz oldu bazı arkadaşlarla. “Arkadaşlarımı buluyorum diyenlere “iyi de neden” diye sormuştum. Yani en son ilk okulda gördüğüm arkadaşımı neden bulayım, ya da bunu yapmak istiyorsam neden sanal bir alemden yapayım?

Kısacası yazı çok güzel efendim, devamını okumak için buradan buyurun.

de ki: olsun, bu da geçer ya hu!

Perşembe, Kasım 1st, 2007

hat_husnihat0170.jpg