Ankara günlüğü
9 Nisan Perşembe günü öğlen geldim Ankara’ya. Ağabeyim burada olmadığı için sağolsun Fatih karşıladı beni. İlk iki gün Saadettin ve Fatih’in birlikte kaldıkları evde kaldım. Çok güzel ağırladılar sağolsunlar :) Cumartesi günü Sacid abimle buluştuk. Son otobüsümsü taşıt saatine kadar yedik, içtik, muhabbet ettik, Lost’un on ikinci bölümünü izledik beraber :) Melis bana hiç pas vermedi, yüzüme uzun uzun baktı bi ara (birine benzetti sanırım) çıkarken güle güle bile demedi :) Cumartesi akşamı ağabeyimle buluşabildik. Fatih, Saadettin, ağabeyim ve ben oturup bir şeyler yedik-içtik, sonra Dikmen’e ağabeyimin evine geldik. Bu gün de (pazar günü) Ansugo ile buluştuk Saadettinle beraber. İkisi bir olup üstüme üstüme geldi nedense :) Tavla oynadık Ansugo ile, 6-1 yenildi. Saadettin beni 5-0 yendi :) İlerleyen saatlerde Mesut ve Fatih de bize katıldı. Tabu oynadık, yenişemedik berabere kaldık :) Gecenin ilerleyen saatlerine kadar Kızılay civarında oturduk, muhabbet ettik. Çokça kulak çınlattık. Blog aleminden, linux-windows-firefox-ie etrafında dönen muhabbetler ettik, konuştukça yedik, içtik :) Ankara günlerim ne zaman sona erecek tam emin değilim ancak, en geç salı günü İstanbul’a doğru yollanmak niyetindeyim. İstanbul ahalisine duyurulur. Arz ederim :)








Nisan 12th, 2009 at 23:11
abi yüz vermeyen melis miydi yoksa sen miydin emin değilim :)
bu arada bi 5-0 da ben yenseydim keşke. sen gittikten sonra aklıma geldi. scrabble oynarız diye düşünmüştüm daha önce ama ona da fırsat olmadı. çok çabuk geçti yaklaşık 7 saat. tekrar ederiz inşallah :)
Nisan 12th, 2009 at 23:13
Abi evcil de olsa hayvanlara karşı çok da sevecen biri olmadığımı söylemiştim. Melis de uzak durunca yıldızlarımız hiç barışmadı :P
Çok iddialısın düd 5-0 falan, 6-1 yenilen arkadaş da öyle diyordu ama durumu malum :) Bir dahaki sefere unutma bu dediğini :)
Nisan 13th, 2009 at 12:07
Yenemdik cunku devrimci militarist orf-adetlere gore deplasmandaki kisiler en iyi sekilde agirlanir ve morallari bozulup gonderilmez. Eger ki eskisi gibi liberal-demokratik-yesilci olsaydim pek tabii ki 6-0 yenip gonderirdim. Ancak bu durumda Sadettin bey liberal-demokrat-yesilci sermayeder oluyor ki K.O. ustune K.O yapiverdi. Sadettin Bey’im bu yorumum icin affetsin zira daha ne fotograflar cekecegiz insanlarin en dogal hallerine dair.
Yalniz her ne kadar liberal-demokrat-yesilci bir sermayeder olarak isminden bahsetmissek de Tabu oynarken Sadettin beyimiz habire sip diye bilmemize ragmen surekli olarak kagitlari bilinmeyenler kismini atiyordu. Ben israrla oradan alip birkac tanesini bildiklerimiz kismina koydum ancak herhalde kendileri deplasmanda da olsa bir sermayederi bu derece uzmek istememis olabilir. :)
Yani ozetle Suleyman hep basbakan, Ansugo hep galip, Sadettin dogustan sanatci ve sayin Sari hep burjuva hep burjuva!
Hormetler.
Nisan 13th, 2009 at 15:19
abicim, o bildigimiz kagitlari neden bilemediklerimiz kismina atiyordum bende anlamadim. kesinlikle deplasmandaki misafirlerimizi (ali + mesut) iyi agirlayalim tarzinda bir dusuncem yoktu ama sanirim bu caylaklari cok kolay yenebilecegimiz dusuncesi vardi bende. netekim diger turlu olsa idi kelimeyi anlatirken bizim kullandigimiz yasakli kelimeleri fark edemeyen arkadaslarimiza guzel bir kiyak yapar kagidi bilinemeyenler kismina atardik. oysaki biz birbirimize kas goz isareti yaparak “caktirma” modunda gayet guzel devam ettik :)
yesil sermaye sifatinida henuz haketmedigimi dusunuyorum. cipim bilem yok. java kitabi uzerinde oturuyorum. bu nasil yesil sermaye olabilir? :)
konuyu windows,linux , firefox , ie ye baglaman kotu olmus. yaziyi okuyanlar “ahan iste , bunlar bir araya gelince bilgisayardan baska seyler konusmazlar” dusuncesi cikartabilir. oysaki biz; futboldan , tekstil sektorunden , 2001 ve malum krizlerden , gaziantepten ve tayttan da bahsettik. finansal ve sosyal konulara karsi da duyarli bir cevreyiz biz.
tez zamanda ihtiyacimizi gorecek bir makine temin edip yanima da farugu alip yukselde ki o guzel mekana konuslanmak lazim. Malzeme olarak cok zengin bir yer.
cektigim o fotolari da isterim ayrica :)
Nisan 13th, 2009 at 16:23
Cekilen fotolari, ozellikle Sadettin beyimizin cektiklerini bende istiyorum. Hele o “cep telefonuyla konusulmaz, cep telefonu yenir” baslikli sosyal mesajli fotografa karsi duydugum hassasiyet sebebiyle o fotografi israrla istemekteyim. Once wallpaper yapmayi daha sonra ise uygun bir cikti alip duvarima asmayi dusunmekteyim.
Iste sanat bortu bocek cekmekle olmuyor azizim. Sanat toplum icin, topluma olan bir bakisi yansitmali. Ben sadettin beyimizin fotolarinda o hep sanatcilarda aradigimiz topluma yararli ve toplum icin olan bakis acisini yakaladim. Bundan sonra sanati toplum icin yapan fotocular siralamamda sadettin beyimiz cerkes karadag’dan once bir yere sahiptir ve bu hakettigi yeri zamanla tum toplum gorecektir.
Son olarak o caktirmadan yaptiklarimiz misilleme babindaydi. Ayni seyi Ali ve Mesut beyler de yapiyordu. Hatta bir ara Ali masadaki tum kagitlari bildikleri tarafina ucer beser serpistirmeye baslamisti. Hani hile yaptik da yendik olmasin. :)