Olan bitene dair…
Blogun son bir kaç yazısında olduğu gibi, uzun bir aradan sonra, merhaba.
Geçen bu süre içerisinde yazacak çok şey oldu ancak yazmaya fırsat olmadı. Tembellik başka bir şey…
Geçtiğimiz hafta başında ufak bir operasyon geçirdim ve üç gün hastanede kaldım. (Aslında hastanede kalmayı gerektirecek bir operasyon değildi ya da doktor bana öyle demişti!) Ancak ameliyat sanıldığından daha uzun sürünce ve burnumda kemikten ziyade bir de kırık olduğu ameliyatta ortaya çıkınca ameliyat da sonrasındaki misafirlik süresi de uzamış oldu. Şimdi evdeyim, dinleniyorum. Çok şükür iyiyim. Herhangi bir ter durum söz konusu olmadı. Çabuk bile iyileştim diyebilirim.
***
Yine buraya yazmadığım süre içinde acı bir gün daha yaşadık. Bilge’miz cennete uçtu! En büyük ablamın en küçük çocuğu Bilge, iki yıl önce dünyaya gelmiş ve iki yıldır çeşitli hastalıklarla mücadele ediyordu. Aralığın on üçüne kadar dayandı. Son iki haftasını yoğun bakımında geçirdiği KTÜ Farabi hastanesinden Cennet’e uçtu melek olup, ki melek değil miydi zaten.
İki yıldır her bir günü bir öncekinden daha zor geçiren ve hep sabreden, hep şükreden, hep dua eden cânım ablam, daha önce oğlu Osman’ı cennete uğurladığında yaptığı gibi sabırla karşıladı Bilge’sinin kendisini beklemeye, ağabeyinin yanına gidişini. Ben şahidim ki Bilge annen de baban da hiç isyan etmedi, ellerinden geleni hiç ardlarına komadı. Hep dua ettiler, hep sabrettiler. Sen de orada öyle şahitlik et, nasıl ki güler yüzlü gittin aramızdan, öyle karşıla onları cennet mekânında.
***
Geçtiğimiz günlerde blogum bir müddet kesintiye uğradı. 2004 yılından beridir domain ve hosting işlerimiz ile uğraşıp her türlü sıkıntımızda bize derman olan kıymettarımız Ansugo bey, bu işlerle uğraşmayı bırakıp dedicatedini satıp facebook’ta patates soğan tarlası sürmeye başlayınca yetim çocuk gibi kalakaldık ortada. Sonra yine kendilerinin desteğiyle toparlanıp ayağa kalktık. Patagonya.org ve kendi blogum ile niobeweb karasularına demir atıp, Sacid ağabeyime komşu olduk şimdilik. Sonrası Allah Kerim…
***
Blogun tasarımında değişiklikler söz konusu görüldüğü üzere. Ziyadesiyle sade bir tema ile devam ediyoruz. Başlık kısmındaki düzenleme devam edecek. Bu süreç içerisinde de her zamanki gibi Sacid abimin ve Züleyha‘nın başlarının etini yemeye devam edeceğim. Blogu eklentilerle güzelleştirme ve iyileştirme çalışmaları da aynı şekilde ama bildiğiniz üzere tembel bir insanım. Acelem de yok zaten.








Ocak 15th, 2010 at 20:00
abi zü ye ulaşamıyorum. sanırım kaçtı. zaten pek gönülsüzdü :p
Ocak 15th, 2010 at 20:16
her zamanki gibi :p
Ocak 23rd, 2010 at 20:10
geçmiş olsun
Ocak 24th, 2010 at 11:11
Eyvallah komşu, sağolasın…