Archive for the ‘filim’ Category

Yağmurun Ülkesi: Rize

Salı, Şubat 24th, 2009

Sanırım Rize Kültür Müdürlüğü tarafından hazırlattırılan bir belgesel “Yağmurun Ülkesi: Rize”. Buralara yolu düşmemiş ancak meraktan çatlayanlar ve Rize ile hasret gidermek isteyenler için birebir, izlemelisiniz :)

Necip Fazıl Kısakürek’in “Bu Yağmur” şiiri ile başlayan belgesel, karadenizin kemençesi ve tulumundan ziyade Göksel Baktagir ve Yurdal Tokcan’ın müzikleri ile süslenmiş.

İki parça halinde rapidshare’e upload ettim, iyi seyirler diliyorum.

http://rapidshare.com/files/201863264/Yagmurun_Ulkesi__Rize.part1.rar
http://rapidshare.com/files/201878885/Yagmurun_Ulkesi__Rize.part2.rar

Not: Buraları çok beğenip de gelmek isterseniz rehberlik yapabilirim :p

The Mentalist

Pazartesi, Şubat 9th, 2009

The MentalistCBS televizyonunda yayınlanan ve on üç bölümdür devam eden bir dizi film The Mentalist. Özel güçleri olan (bir nevi medyum) ana karakterimiz Patrick Jane (Simon Baker), insanların zihinlerinden geçenleri okuyarak, davranışlarını yönlendirerek olayları çözmede polislere yardımcı oluyor.

Polisiye bir dizi, her bölüm -en azından benim şimdiye kadar izlediğim ilk üç bölüm- diğer bölümlerden bağımsız. Dolayısıyla bölümler, duymaya alışık olduğumuz “Previously on The Mentalist” diye başlamıyor :)

Prison Break’te “Veronica Donovan” rolüyle tanıdığımız Robin Tunney de Teresa Lisbon rolü ile ana karakterimiz Patrick Jane’in amiri olarak dizide yer alan oyunculardan.

CSI serisine benzese de Dexter’ın olmadığı şu sıralar izlenebilecek bir dizi olarak gmrünüyor The Mentalist. İlgililerine duyurulur :)

Eleni Karaindrou – Dust of Time

Salı, Şubat 3rd, 2009

Dust of TimeEleni Karaindrou’nun yeni albümü (henüz piyasaya çıkmadı, çıkış atarihi 6 Şubat) Dust of Time, Yunan yönetmen Theodoros Angelopoulos’un yeni filmi Dust of Time’ın (Trilogia II: I skoni tou hronou) film müziklerinden oluşuyor. Bugüne kadarki tüm albümlerini beğenerek dinlediğimize göre, bunun da aynı güzellikte olacağı kanaatindeyim. Bekliyoruz sabırsızlıkla.

“Eternity And a Day” (Sonsuzluk ve Bir Gün) filmi dışında hiçbir filmini izleme imkânı bulamadığımız ancak tüm filmlerinin müziklerini bıkmadan dinlediğimiz Angelopoulos’un filmi hakkında detaylı bilgiyi IMDb‘den, albüm hakkında detaylı bilgiyi de ECM‘den edinebiliriz.

Mutlu olunacak, ol!

Perşembe, Mart 13th, 2008

Sinan Çetin’den kısa bir film.

Sürgün

Salı, Şubat 26th, 2008

Rus yönetmen Andrei Zvyagintsev’in ikinci filmi olan “Sürgün – Izgnanie” hakkında yazacağım demiştim, biraz da Sacid abimin izlemesini beklediğimden bu güne bıraktığım yazıyı yazabilirim artık : ) Filmi izlememiş olanlar ve izlemeyi düşünenler için spoiler içerebilir, o yüzden bu cümleden sonrasını okumak tamamen size kalmış bir durum, demedi demeyin.

Ne olduğunu anlamadığımız bir nedenle yaşadıkları şehirden kırsala yerleşen bir ailenin hayatını izliyoruz filmde sindire sindire. Yavaş yavaş ama doyura doyura sunulan sahneler, ne yapmaya çalıştığını filmin sonunda dahi bir türlü anlayamadığımız bir “kadın”, (filmin başındaki sahneyi göz önünde bulundurursak “karanlık işlerden gelen” arkadaşlık ilişkileri), iki tane nur topu gibi çocuk, harikulade manzaralar…

aile
(daha fazla…)

Sürgün – The Banishment – Izgnanie

Pazar, Şubat 24th, 2008

surgunAndrei Zvyagintsev’in ikinci filminin Türkçe, İngilizce ve Rusça isimlerinden oluşuyor başlık. Bugün izledim filmi. Film hakkında daha sonra bir şeyler yazmayı düşünüyorum. Şimdilik değineceğim, ülkemizin en eski sinema sitelerinden beyazperde’deki gariplik üzerine.

Sitede “Sürgün – The Banishment” adıyla kayıtlı bir film var, yönetmeni oyuncuları vesaire her şeyi benim bahsini ettiğim filmle aynı. Sinepuanı da 6.7 olarak görünüyor. Garip olan aynı yönetmen ve diğer bilgilere sahip olan bir başka filmimiz daha var o da “The Banishment – Izgnanie” adını taşıyor ve onu sinepuanı da 7.9 olarak kayıtlı.

Eski dost beyazperde’de aynı film iki defa kayıtlı, üstelik tanıtım yazıları da birbirinden farklı. Daha da ilginci benim ben filmde, tanıtım yazılarında bahsedilenlerle bağlantı kuramadım hiç :)

Filmin ismi bol olunca böyle karışıklıklar olabiliyor demek ki. Biri beyazperdeye çıtlatır herhalde durumu :)

The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford

Çarşamba, Şubat 13th, 2008

Bired Pit ne oynasa yakışıyor. Ailecek izliyoruz, beğeniyle takip ediyoruz.

assassination-of-jesse-james-by-the-coward-robert-ford-3.jpg

Siz de izleyin, izledikten sonra filmin müziklerini de dinleyin.

21assa-600.jpg

Serpico – The Insider

Cumartesi, Aralık 8th, 2007

serpicoİki Al Pacino filmi üzerine bir şeyler karalayacağım. Filmlerin ikisi de çok güzel, izlenilesi. Birincisi, 1973 yapımı Serpico. Film hakkında detaylı bilgi beyazperde’den ve IMDb’den edinilebilir. Kısaca bahsetmek gerekirse, bir polis memuru olan Frank Serpico’nun hayat hikayesi anlatılıyor ve gerçek bir hikayeye dayanıyor. Serpico’nun polisliğe başladığı andan itibaren karşılaştığı “rüşvet” gerçeği, rüşvet almamanın suratının ortasına kurşun yarası açabileceği gibi ciddi sonuçlarından bahsediyor film.

Filmde Serpico saçıyla sakalıyla, giyimiyle kuşamıyla hiç de alışık olduğumuz polis-sivil polis tiplerinden biri değil. Çok karizmatik, çok farklı. Ve dürüst.

Rüşvet almamasının, rüşvet alan diğer polislerin işlerine çomak sokma anlamına da gelmesiyle çalıştığı departmanların hiçbirinde sevilmiyor Serpico ve bir müddet sonra rüşvet gerçeğini ifşa etmenin peşine düşüyor. Ve bu uğurda çektiği sıkıntılar anlatılıyor.
(daha fazla…)