meraklısına
Klasik film meraklılarına downloada doyacakları bir site: http://iloveclassics.blogspot.com
Envai çeşit türden müzik bulabilecekleri dolu dolu bir blog da şurada: http://yourtrack.blogspot.com
Aramakla bulunmaz ama bulanlar hep arayanlardır:
Klasik film meraklılarına downloada doyacakları bir site: http://iloveclassics.blogspot.com
Envai çeşit türden müzik bulabilecekleri dolu dolu bir blog da şurada: http://yourtrack.blogspot.com
21 Grams’in soundtrack albümündeki bu parçayı dinliyorum son zamanlardır sadece. İçim burkuluyor resmen. İptal oluyorum. Süper. Dinleyin…
Hi, honey. I’m on my way home. If you need me to pick up anything along the way, let me…
Girls, no! Don’t touch! Laura, stop, it. Gimme a call on my cell. I’ll see you in a bit.Bye.
Bunu dinletmezsem çatlardım, o kadar aradım yani :)
Polis‘ten…
Yalnız sen tut film afişine sloganı yanlış yaz, olur mu, olmaz. Olmamalı :)
Filmin görüntü kalitesinden ve müziklerinin harikuladeliliğinden bahsettik ama film hakkında tek satır da olsa yazmamışız. Tamam belki alttaki yazının ilk paragrafı film hakkında yazmayışımızı makul bir nedenle izah ediyor ama yine de filmde değinmek istediğim bazı şeyler var.
Belirtmeye de gerek yok tabii ama yine de yazalım, bu satırlardan aşağısı spoyler içerebilir, ona göre :) (kesinlikle taş atmıyorum :p)
Ben filmler hakkında yazmam genelde. Anlamam çünkü. Bir filmi sadece izlerim, ötesine geçemem. Yönetenin, senaristin vermek istediğini de anlamam çoğu zaman. Bundandır yazamayışım da. Bir film hakkında yazıyorsam da muhtemelen filmin güzelliğinden başka bir şeyden etkilendiğimden yazarım. Konuyu uzatmayıp sadede gelirsem, bahsedeceğim filmden de bahsediş sebebim, yine bu sebeplerden olacak.
Beş Vakit, Reha Erdem’in yazıp yönettiği bir film. Harikulade müzikleri var. Sırf müzikleri için bile filmi tekrar izleyebilirim diyebilirdim. Taa ki film müziklenin bende neredeyse bir yıla yakın zamandır olan bir albümde olduğunu, filmin sonunda öğrenene kadar: Arvo Pärt, Te Deum!
Bu kadar olur, dedim, bu kadar! Gerçi ben, durum böyle olunca, yani film için özel olarak müzik yapılayıp da hazırda olan bir müzik kullanılınca “müziğe film yapılmış” gibi düşünsem de, ne önemi var bunun değil mi? Ne demiştik, film hakkında yazıyorsak başka sebepleri vardır, evet. İlki müzikleriydi, ikincisi görüntüleri!
Filmin görüntü yönetmeni Florent Herry. Kimdir nedir bilmem ama bu işi çok iyi yaptığı ortada. Duble harikulade. Geniş açının ötesine geçmiş kendisi. Filmi izlerken kendimden geçtim. Bu kadar mı güzellik olur, bu kadar mı olur diye.
Filmin bende bıraktığı etki: En kısa zamanda bir slr fotoğraf makinesi ile geniş açı lens (sigma 10-20 f/4-5,6 ex dc hsm neden olmasın :p) edinilip filmin çekildiği yere gitmek ve çekilmedik bir kare bırakmadan geri gelmemek…
Film hakkında detaylı bilgi filmin kendi sitesinden edinilebilir. Filmin dvdsi mevcut. İzlemek kesinlikle zaman kaybı olmaz. İyi seyirler, izlerseniz…
Filmden bazı sahneler:






© Copyright ustanun işine karişilmaz!. Her hakkı saklıdır.
Designed by FTL Wordpress Themes brought to you by Smashing Magazine