Beş Vakit-II
ali usta, 22 Nisan 2007, 07:25Filmin görüntü kalitesinden ve müziklerinin harikuladeliliğinden bahsettik ama film hakkında tek satır da olsa yazmamışız. Tamam belki alttaki yazının ilk paragrafı film hakkında yazmayışımızı makul bir nedenle izah ediyor ama yine de filmde değinmek istediğim bazı şeyler var.
Belirtmeye de gerek yok tabii ama yine de yazalım, bu satırlardan aşağısı spoyler içerebilir, ona göre :) (kesinlikle taş atmıyorum :p)
Continue reading Beş Vakit-II…
Beş Vakit
ali usta, 21 Nisan 2007, 20:44
Ben filmler hakkında yazmam genelde. Anlamam çünkü. Bir filmi sadece izlerim, ötesine geçemem. Yönetenin, senaristin vermek istediğini de anlamam çoğu zaman. Bundandır yazamayışım da. Bir film hakkında yazıyorsam da muhtemelen filmin güzelliğinden başka bir şeyden etkilendiğimden yazarım. Konuyu uzatmayıp sadede gelirsem, bahsedeceğim filmden de bahsediş sebebim, yine bu sebeplerden olacak.
Beş Vakit, Reha Erdem’in yazıp yönettiği bir film. Harikulade müzikleri var. Sırf müzikleri için bile filmi tekrar izleyebilirim diyebilirdim. Taa ki film müziklenin bende neredeyse bir yıla yakın zamandır olan bir albümde olduğunu, filmin sonunda öğrenene kadar: Arvo Pärt, Te Deum!
Bu kadar olur, dedim, bu kadar! Gerçi ben, durum böyle olunca, yani film için özel olarak müzik yapılayıp da hazırda olan bir müzik kullanılınca “müziğe film yapılmış” gibi düşünsem de, ne önemi var bunun değil mi? Ne demiştik, film hakkında yazıyorsak başka sebepleri vardır, evet. İlki müzikleriydi, ikincisi görüntüleri!
Filmin görüntü yönetmeni Florent Herry. Kimdir nedir bilmem ama bu işi çok iyi yaptığı ortada. Duble harikulade. Geniş açının ötesine geçmiş kendisi. Filmi izlerken kendimden geçtim. Bu kadar mı güzellik olur, bu kadar mı olur diye.
Filmin bende bıraktığı etki: En kısa zamanda bir slr fotoğraf makinesi ile geniş açı lens (sigma 10-20 f/4-5,6 ex dc hsm neden olmasın :p) edinilip filmin çekildiği yere gitmek ve çekilmedik bir kare bırakmadan geri gelmemek…
Film hakkında detaylı bilgi filmin kendi sitesinden edinilebilir. Filmin dvdsi mevcut. İzlemek kesinlikle zaman kaybı olmaz. İyi seyirler, izlerseniz…
Filmden bazı sahneler:






Tony The IBM
ali usta, 26 Mart 2007, 20:231994 yapımı Léon filminin Tony The IBM adlı parçası ile huzurdayız. Ben bu parçayı başka bir yerden daha hatırlıyorum gibi. Bir haber programının jeneriği olarak mı kullanıldı, yoksa başka bir şeyde mi bilemedim ama hiç de yabancı gelmedi bana. Hatta filmi izlerken “nasıl yani” bile dedim.
Ve evet, ben bu filmi çok yakın bir zamanda izledim :) Sacid‘e bunu söylediğimde “yapma abi star bile kaç kere verdi filmi” demişti :)
Bu ay postadan büyük bir zarf geldi ve içinden ToplumBilim dergisinin Fotoğraf Özel Sayısı çıktı. Zarfın üzerinde kimin gönderdiğine dair bir ibare yok. Zarf geleli on günden de fazla oldu ve kimse arayıp da “Ali bi dergi göndermiştim, geldi mi?” de demedi. Şimdi eğer içinizden biri gönderdiye çıksın ben gönderdim desin :)
Grbavica
ali usta, 23 Mart 2007, 21:34Film eleştirisi yazmak benim işim değil. O işlere Sacid ağabeyimiz bakıyor. Güzel de yapıyor. Ben sadece izleyecek daha iyi bir filminiz yoksa izleyin diyebilirim. Çok güzel bir film değil belki, yani daha güzel olabilirdi, sonra filmin sonuna doğru duyacağımız heyecanı daha fazla hissettirebilirdi, hissetirmeliydi hatta ama yine de izlenilebilir, izlenilmeli bir film.
Sacid abim izlesin, bilgi versin bize :)
vikipedi’nin ingilizcesinde şöyle bir şey var, çok merak edenler oradan bakabilir. Şimdi baktım, Türkiye’deki adı “Esma’nın Sırrı” imiş…
Dip: Vizyona gireli bir aydan daha uzun zaman olmasına rağmen halen Polis Filmini Rize’nin beyaz perdelerinde göremediğimiz için çok sinirliyim. Pazar‘daki sinemada bile var, yuh olsun Rize sinemalarına! *, **
Alakasız dipnot: Başka bir yazı konusu tamamen ama hazır yazmaya başladık, ne gerek var başka başlığa. “Allah’ın sopası yok!”un ne olduğunu, ne ifade ettiğini ancak bu kadar güzel bir örnekle öğrenebilirdim. Keşke sen de öğrenebilsen. O zaman süper olacaktı ama.
Yazı Tura
ali usta, 14 Ocak 2006, 02:19
Uğur Yücel, seni ayakta alkışlamak istiyorum. Şayet bahsedebileceğimz bir Türk Sineması varsa o da sensin be abi, helâl olsun, diyecek söz bulamıyorum.
Film çekiyoruz diyen yönetmen bozuntularına, oyuncu kılıklı şaklabanlara, salak senaristlere inat, sen “Her şeye rağmen kaliteli film olur” diyorsun ve kaliteli film yapıyorsun.
Heâl olsun…
(İmkânınız varsa dvd’den izleyin, kamera arkası da kaçmaz!)
Düzenleme: Filmin bir de web sitesi varmış! http://www.yaziturafilm.com/
Powered by WordPress with GimpStyle Theme design by Horacio Bella.
Entries and comments feeds.
Valid XHTML and CSS.