Patronun ardından
Haziran 11th, 2009 by ali ustaNe yazılır ki gidenin ardından.
Ben hâlâ inanabilmiş değilim. Hâlâ rüya gibi. Uyanacağız da yine muhabbet edeceğiz gibi. Değil ama. Her geçen saniye daha ağır oluyor…
Read the rest of this entry »
Ne yazılır ki gidenin ardından.
Ben hâlâ inanabilmiş değilim. Hâlâ rüya gibi. Uyanacağız da yine muhabbet edeceğiz gibi. Değil ama. Her geçen saniye daha ağır oluyor…
Read the rest of this entry »
Yazıhane‘nin patronu, Gerçek Hayat dergisinin yazı işleri müdürü, çarşının delikanlısı, arkadaşın ve adamın hası patronumuz Faruk Yücel, bir süredir mücadele ettiği kanser illetine yenik düşerek Hakk’a yürüdü.
Allah mekânını cennet, eşi ve ailesine sabr-ı cemil niyaz eylesin. Seni çok seviyoruz patron, çok…
Geçenlerde Zaman Gazetesi’nde çıkan bir haber, bana çocukluğumda yaşadığım benzer bir olayı hatırlattı. Habere göre iki çocuk kavga ediyor. Kavga eden çocuklardan birisinin babası hakim. Hakim baba durumu görünce, çocuğuyla kavga eden çocuğu ve çocuğun annesini “bir talimatla” gözaltına alınmasını “emrediyor”. Olayın detayları siteden okunulabilir.
Gelelim benim başımdan geçen olaya: Read the rest of this entry »
Çok gezer oldum, hayırlara gitsin :)
19-22 Mayıs tarihleri arasında Ankara’daydım, Avrupa Konseyi ve Adalet Bakanlığı’nın ortak yürüttüğü “Türkiye’de Mahkeme Yönetim Sistemine Destek Projesi” (Project on Support to the Court Management System in Turkey) kapsamında düzenlenen “Pilot Mahkeme Mensupları Çalışma Toplantısı”na (Working Group Meeting With Pilot Courts) katılmak için. Read the rest of this entry »
Ben öyle her çıkan işletim sistemini kullanabilme becerisine sahip biri değilim. O yüzden de Windows Vista ile hiç kaynaşamamıştık. Bilgisayarlarımda en kısa süreli kurulu kalan işletim sistemidir bu yüzden de kendisi. Geçen hafta içerisinde RC sürümü yayınlanan Windows Yedi içinse aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Windows Yedi hakkında öyle detaylı bir inceleme yazacak kadar ne bilgim var ne de bu kadar tecrübem. Şu ana kadar görebildiğim en güzel yanı ise inanılmaz derecede hızlı bir sistem olduğu. Şu an kullandığım pc’ye Vista kurduğumda makine yerlerde sürünürken, hatta XP’de bile sistem yavaş çalışırken Windows Yedi ile sistem mükemmel denecek bir hızda çalışıyor. Read the rest of this entry »
Bu yazıyı çok daha önce yazmam gerekiyordu aslında ancak birsürü sorun çıktı. İstanbul’dan geldiğim günden beri başım ağrıyor mesela. Uçakta başlayan bu baş ağrısının sonu ne olacak merakla bekliyorum. Geldiğimde ev taşımak zorunda kaldım. Geçen perşembe gününden bu yana günlerimiz taşınmak / yerleşmekle geçiyor. Birine beddua edecekseniz, taşınması yönünde de beddua edebilirsiniz. Acayip büyük bir bela. Önümüzdeki on yıl boyunca taşınmayı falan unutmak istiyorum mümkünse. Mümkündür inşallah. Read the rest of this entry »
Ankara günlüğünden sonra İstanbul günlüğü de yazılacak tabii ki ama biraz zaman gerekiyor bunun için. Önce kendime gelmem lazım :)
9 Nisan Perşembe günü öğlen geldim Ankara’ya. Ağabeyim burada olmadığı için sağolsun Fatih karşıladı beni. İlk iki gün Saadettin ve Fatih’in birlikte kaldıkları evde kaldım. Çok güzel ağırladılar sağolsunlar :) Cumartesi günü Sacid abimle buluştuk. Son otobüsümsü taşıt saatine kadar yedik, içtik, muhabbet ettik, Lost’un on ikinci bölümünü izledik beraber :) Read the rest of this entry »