Sürgün
Salı, Şubat 26th, 2008Rus yönetmen Andrei Zvyagintsev’in ikinci filmi olan “Sürgün – Izgnanie” hakkında yazacağım demiştim, biraz da Sacid abimin izlemesini beklediğimden bu güne bıraktığım yazıyı yazabilirim artık : ) Filmi izlememiş olanlar ve izlemeyi düşünenler için spoiler içerebilir, o yüzden bu cümleden sonrasını okumak tamamen size kalmış bir durum, demedi demeyin.
Ne olduğunu anlamadığımız bir nedenle yaşadıkları şehirden kırsala yerleşen bir ailenin hayatını izliyoruz filmde sindire sindire. Yavaş yavaş ama doyura doyura sunulan sahneler, ne yapmaya çalıştığını filmin sonunda dahi bir türlü anlayamadığımız bir “kadın”, (filmin başındaki sahneyi göz önünde bulundurursak “karanlık işlerden gelen” arkadaşlık ilişkileri), iki tane nur topu gibi çocuk, harikulade manzaralar…


Andrei Zvyagintsev’in ikinci filminin Türkçe, İngilizce ve Rusça isimlerinden oluşuyor başlık. Bugün izledim filmi. Film hakkında daha sonra bir şeyler yazmayı düşünüyorum. Şimdilik değineceğim, ülkemizin en eski sinema sitelerinden beyazperde’deki gariplik üzerine.





